- Kategori
- Kişisel Gelişim
Sormayı bilmek, bilmeyi istemek

Akıllı insanlar başarılarının çok soru sormaya dayandığını söyleyebilirler. Çünkü akıllı insan herşeyi bilmediğinin farkında olma olgunluğuna sahip insandır. Bazen gazete eklerini okuyarak hemen her konuda ahkam kesen insanlarla karşılaşıyorum.
“Kelebek ekinde mi okudun?” diyorum aslında o eki veren gazeteyi kastetmeden. O gazete eklerinde belirli konularda ortalama bir okuyucunun anlayabileceği basitlikte ve kısalıkta çeşitli konularda bilgiler verilir. Siz oradaki bir yazıyı okuyarak o konuda genel bir bilgiye sahip olursunuz. Fakat ne yazıkki benim bugüne kadar gördüğüm bir örnek şöyle; O gazete eki “ıspanak demir kaynağıdır” der. Aradan 1 yıl geçer “ıspanakta demir yokmuş” haberi çıkar. Aradan altı ay geçer “ıspanaktaki demir kansızlığa iyi geliyormuş” haberi çıkar. Bundan altı ay sonra “ıspanakta demir yokmuş” haberi.
Aslında bu tip yerlerde okuduklarınızı geçekten merak ediyorsanız derinlemesine inceleyebilirsiniz. Bunu yapmanın bir yolu kitaplar okumak iken soru sorarakta yapabilirsiniz. İşte burada sihirli cümle şu;
Bilmek istediğiniz konuda insanlara sorular sorun.
Akıllı şirketler müşterilerine ne istediklerini sorarlarken rakiplerininde ne yaptıklarını sorarlar, doktorlar hastalığı doğru teşhis edebilmek için öncelikle soru sorarlar, polisler olayları aydınlatmak için soru sorarlar, bilginizi sınamak için öğretmenler soru sorarlar.
Aslında önemli olan “bilmeniz gerekeni öğrenmenizdir” ve bunun en kolay yollarından birisi soru sormaktır.
Birinin fikrini sormak ise ona verdiğiniz değeri gösterirken, onun açısından fikirlerine değer verilmesi motivasyon kaynağı olacaktır. Birçok şirketin çalışanlarının fikrini sormadığı için kaybettikleri ne kadar çok şey var kimbilir. Siz bir işçinin gördüğü detayı görebilir misiniz? Ona maliyetleri nasıl düşürebileceğini sorduğunuzda kimbilir ne kadar akıllıca yanıtlar alacaksınız?
Bir şirkette yöneticiyseniz öncelikle diğerlerinde olmayan bir özelliğiniz olduğuna inanmaya başlayabilirsiniz. Henüz ortaya çıkarılmamış fikirleri ortaya çıkarabilme gücü. Başkalarının göremediği bir şekilde olayları her açıdan görebildiğinizi düşünmelisiniz. Her açıdan görebilmenin yolu her açıda yer alan insanlara filirlerini ve düşüncelerini sormaktan geçecektir.
Milliyet Blog’ta yazı yazıyorsunuz. Nasıl diye sorduğunuzda eminim tanıdıklarınız “çok güzeli, faydalı, yaratıcı” vb. bildikleri güzel sıfatları sıralıyorlardır. Acaba doğru soruları soruyor musunuz? X yazımda beğendiğin asıl konu ne? Sana en çok hitap eden yazım hangisi ve neden? gibi aslında sizin yazma serüveninizi geliştirecek ve samimi cevapları yakalatacak sorular sormaya ne dersiniz?
Siz acaba bakkalınıza şunun fiyatı kaç dışında anlamlı bir soru sorabilir misiniz?
Gerçekten soru soruyor musunuz yada doğru soruları sorabiliyor musunuz?
Hayatlarımızı hangi anlamlar üzerine oturtuyoruz?