Sevdaya sargılı evrenin Göğsüne düşmüş Bağsız tohumlardık Arkına aşkın güllerini veresi İklim iklim Umutlara tutunduk Kanımız akışıp Duvarlarımızdan Aşkı eritir..
Martı katarında yas. Bir rüzgar üfürüğüne Bakar bulutlar... Hep üşümüş ayaklar. Karınca ısırışından, Al ateş... Attaya giden çocuğun Yüzündedir güneş. Yolcul..
Eksik, kesif Sol yanım düşer Üşürüm, yanarken içim Kaldırıp, öbür yanımı Karanlığı yaran çocuğun Koluna takıp kaybolurum... Yinesi yalandır , Merdiven .....
Dün, ertesi değil Terle göveren ereğe Ellerimizden doğacak gün Biteviye puslu Viran olmuş hatlarda Perdeler yırtılırcası Kör lâmbalar Işık çakacak. Güce gürle..
Avuntu, yanık çığlık Küllerinde yanar yürek Döngünün kırık çarkından Uçuşur mavi umut. Eşelemek na fayda; Değseler akacak bir bulut Bakışa kalsalar sırsız ayna
Kırık notalar, Şahlanmış katlanan Dalgaların sayfalarına Savrulur... Kıyıya vuran tınılar Çakıl taşlarında Bir yudum, ses-ler boğulur Son dalga ufkun ütüsüdür,
Avuçların boyanmadı hiç. Gözün bebeğine rengi, Boğazına yumru kaldı, Bayram sabahlarında elma şekeri... sevinç çığlığında balon sandığın öfkenin ateşiydi üzer..
Kolların takılası yönsüz rüzgâra Aç göğsünü yoksulluğun terkine Yalansı umutlarındı akan Kör pınara Ninnilediğin zamanın Aynas yüzünde parça parça De! hadi tak kolunu..
Dağlarına sarınmış Karları umut bilemiş Kardelenim. Dip deniz kaybolmuş seslerin Arzın derinliğinde yanmış Aşkın kökleri Buz kesiğine akmayan Yüreğine şimdi bin öl..
Zamana Yalım bir yüz değdi Koptu An aitsizdi. Sıfırsız ... Hiç-lik, hep-lik. Yandı anın içinde Yaktı. An Eridi... Üzeri bindirilmiş Bilgelik..
Buca Eğitim Enstitüsü mezunuyum. Emekli öğretmenim. İzmir'de yaşıyorum. Adaletin, yalınlığın, sev..