her rüzgâr kendi gücünü gösterir yüzünde yalnızlığın burgacında gece düşerken güne avazın bombardımanı patlıyor içimde nafile banıyorum gözlerimi suskun maviye ..
yeşilden kuvveti mi var kanı çekilmiş toprağın tarlalar buğday mı veriyor eskisi gibi bir bir sönüyor mayısa duran çiçekler içimizi nasıl paklayaca..
sen aşk şiirleri yazamazdın Hasan Hüseyin şiir önde gitmeliydi, şiir zaten aşktı ya kül rengi zaman aynısını gösterdi bize kocaman yürekleriyle dalgakıranlar var demek ister..
çenemi yarıp, canımı yakmıştı çok orda, o yerde çocukluğumun bahçesindeki incir ağacının dalı bir de yol biri yüzümde, biri ruhumda izlerin ..
zamanın şahin bakışlarında içimde savrulurken yaşam iki sonbaharın hükmünde ağılı bir duman sarmakta ortalığı gün be gün ekimdi geldiğin, gitmedi..
hangi zamandı unuttu gözleri, mavi yanan gökyüzü yüzü, yeşil vadiye dönüktü bilmese de, hiç umursamazdı kapının ardında bekleyenini yokuşları korku..
tam tam seslerini vuruyor zaman anmıyorum adını söylemiyor dilim eskisi gibi, yangınlar çıkartıp kendi ellerimle atmıyorum yüreğimi içine ..
O / kayıp giderken ellerinden umarsızca yaşamda kendini hatırlamıyorsun sen karanlığa teslim adımların zehirli kanıyla sürüklerken bedenini tatmadığın acıyı tadıyors..
kırk yerinde kırk mum yanan dünya serçe kadar ürkek görünenin altında duran şahin yüzün yavaş yavaş siyaha boyanmaktasın gece çınlamalarında gökyüzün ..
azalmıyor karanlıklar elimden gelen bu deme! karanlık dediğin, birazcık ateşe bakar ki /gözünde küçülttüğünü büyütmekle yanmaya başlar bilmelisin büyüttüğün de aslında küçüktür! görm..
Güzel Sanatlara tutkulu, Türk sanat müziği hayranı, deniz ve İstanbul âşığı şiiryazar bir fâni....