(Bilgisayar çağında bir dede ile torununun artık kaybolmaya yüz tutmuş diyalogları) * Dede, Hadi belli ki, ben çocuk… Şu yaptıklarını bir görseler
188 Çok azimli kadındı Dişini tırnağına taktı… Gitti güzelim oje. 189 Lüle lüle dökülen Başından omuzlarına Saçına toka. <..
Ardı ardına topluca Çalışkan ipek böcekleri Koza örüyorlar. ..
Kış geldi geçiyor Giyemedim… Emekliyiz ya Koca kış Çoğunlukla evde… Bir kez olsun Giyinip dolaşmak, Bir düğün dernek de Hiç olmadı.
İnandırabiliyor musun? Kendine Kendin olduğunu. İşte o zaman Kendinsindir. * Ne olacak ki! Kendim kendime Yetebilirim, dersin. ..
Gece, Yine olgun, vakur ve sevecen. Sevdiğiyle başladığı yerden, Öylece… Öyle bir gece işte! Sevdası da, öyle bir sevda… Gece, şiire âşık ..
Telefon elimde Bir gün iki gün… Ne arayanım var Ne soranım. Ben de ikinci bir Telefon daha aldım Şimdi Kendi kendimi arıyorum. ..
Ben aslında Hiç konuşkan biri Değilimdir. Ama Kendi kendimi Susturamıyorum... ..
Dede, Ne o öyle? Pantolon paçalarını sıvayıp Evin içinde Yeni ayakkabılarınla Dolaşarak caka satmak. Çocuk gibisin valla. ..
Kumrularım nihayet Güle oynaya, balkonuma geldiler Bu kaçıncı balayı. ..
Teknik ressamlıkla geçen çalışma hayatımdan sonra emekliliğini yaşayan bir kız ve bir erkek çocuk..