Yazgı diyorlar... Yazılmıştır kaderler Kırılmıştır yazan kalem Ne sevdalar tanınır Ne de tenler Yoksa varsa odur Şimdi ..
Diyarbakır surlarında vuruldu düşlerim Kendim bulundum Düşlerim kayboldu… Sordum bulan var mı diye Bir çığlıkla beraber düştün dediler Ama kimseler yoktu o ..
Kısada olsa yaşadığım en yorucu ve mutsuz bir hayat faslından sonraydı Seninle bu kadar yakından bakıştığımız Belki de gözlerinin içini ilk defa bu kadar yakından görebildim ..
Saklı Kalsın… Sır gibi sevmedik mi zaten Yıllarca sevişmedik mi güneşle Öyle olgunlaştı sevdamız… Yavaş-yavaş yaşandı Hayata dokunar..
Boş bakarken gözlerim hayata Kendilerini görüyormuş ne yazık O kırılan aynada Kendime sorduğum bunca soruların cevabı ise Görmüyormuşum meğer Yıllardır ey..
Tebessüm et bana ya dilber Kurudu dilim Sarardı benzim Kalmadı bende takat Sana söyleyemedim ey can Söyleyemezdim Anlatamazdım Çünkü sır gi..
O zaman... O zaman gelsin ve olsun artık o vakit Ki seninle yaşayacağımız o anlar olabilsin Çünkü ertelediğimiz her anı ömrümüzden çalıyoruz Bilmem farkında mıyız? D..
Bedel ödenmelidir aşka Ki denile bilinsin Aşk olsun yaşanan aşka... Beden olmalıdır aşkı yaşayan Ki yaşata bilsin de aşkı Karşısında duran bedene... ..
Haremim ol gel gönül sarayıma En makul sultan olmasam daha ne diyeyim Sana açtım bütün kapılarımı yeterki gel Saraylar sarayında misafir edeyim mavim… <..
Sarhoş ışıkların mehtabında kaldı bu aşk Umutsuz duygular Boş-boş bakan gözler gördüm Yanılmışlardı hepsi Aynen ötekiler gibi Çünkü Ne gitmişler anla..
Hayatın yazmak olduğuna inanıyorum ve umulup ta olmayan her duyguyu yazarak yaşamak mümkün diyoru..