Dolabın çekmecesinin en dibinde kalmış eski defteri aralamak istedim birdenbire.. İçinde yazılanları merak ettim.. Yıllar öncesine ait olduğunu bildiğim içindi belki de.. Açtım defteri.. Önce arasında..
Hançer gibi yüreğimize saplanan kıskançlık.. Çıkartmaya çalıştıkça yüreği kanırtan.. İnanmak istemediğimiz , ama yine de aklımızdan senaryolar üretip buna inanarak kendimizi çıkmaza sokmak..
Plastik paralarımıza o kadar bağlanmışız ki.. Sanki onlar olmadan yaşayamıyoruz.. Mağaza 'ya gittik diyelim.. Aman tanrım o ne güzel kazak!!! Hiç böylesini görmemiştim.. Almalıyım o kazağı..
80' li yıllarda yaşamanın nasıl da bir ayrıcalık olduğunu anlamaya başlıyor insan zaman geçtikçe. Nereye baksam hala o yıllardan izler var sanki. Filmler'de , müzikler''de, kıya..
Batıl inançlarımız vardır hani. Bazen istemesek de inanmasak da yapıveririz bir anda. Bazısı yöreye göre değişebilir. Nereden çıktı bu konu derseniz, şöyle bir savunma yapayım:)) Gazetede okuduğum bi..
Yazabilmenin özgürlüğüyle... İstanbul'un bir bahar sabahında dünyaya gelmişim. Keşfetmek, anlayabilm..