Çırpınma cân Üzülme sakın sen Tek bir damla akmasın gözlerinden Kahrolurum İşte artık biliyorsun O gün bugünmüş Canım benim Güzel gözlü hayalim
Sevgili Günlük Kaldım buralarda Volkan patlamış, külleri göğe yayılmış Bir acı tebessüm İstemiyorum ki gitmek Bir ömür tükettim göğün karasında Tam da aydınlandı..
"Kalimera Murat. Bu ne güzel sürpriz!" diyor telefondaki tanıdık ses. "Kalimera Nathalie." "Ee, yine sesin soluğun çıkmıyor. Ben de bizimki yine ruhunun peşinde koşuyordur dedim."
Meğer güzeli de varmış gecenin. Hem de mavisi sinmiş denizin. Tükenirken göl karası göğünde, Duysaydım çağırışını Akdeniz'in. İşte, sen esmeyen bir şehirdeyim.
Son birkaç senedir aynı yerde görüyorum onu. Trafik ışıklarının yanından başlayarak geriye doğru, kucağında bebeğiyle yürür hep. O kavşak hep yoğundur. Herhalde yirmili yaşlarının..
Şaşırma halime asil nehir, çağla sen Afrika'na. Bakma anlamaz sularla, getirmedim onu sana. Bil ki ne hazan kaldı ne de hüzün dünyamda, Al senin olsun acılar, benim yolum umuda.
Güzel İstanbul. Bu şehrin dönüşlerini seviyorum. Üstelik bu sefer yorgunluğumu unutturacak bir de sürpriz bekliyordu beni. Kocaman bir kutu. Bakıştık epeyce. Sonra..
Islak gecenin nemiydi uğurlayan, ufuktaki aydınlığa. Neler oluyor ruhuma şaşkınım, veda ettim karanlığa. Sen ki doğdun aniden, solmuş güller arasında, İşte şimdi başlıyor hayat, s..
Mustafa oğlumu hatırladınız mı? http://blog.milliyet.com.tr/Sevgiyle_dindirmek_acilari__/Blog/?BlogNo=169399 İçim içime sığmıyordu! Nasıl da fırsat bulup gidememiştim! Nasıl olmuşt..
Bayılıyorum doğanın uyanışına ! Öyle de güzeldi ki dün hava. Hiç böyle bir yeşil görmemişsindir. Böyle bir su şırıltısı da duymamışsındır. Uzandım çimenlere, kapadım gözleri..
Ne güzel bloglar yazdık, ne muhteşem dostluklar kurduk; onlar kaldı baki... ..