Çocuklarımız… onlar bizim her şeyimiz; hayattaki yaşama sebebimiz, tadımız, tuzumuz, neşemiz, gönül salıncağımız. Onlar söz konusu olduğunda sevginin sınırları yok oluyor adeta; o denli yoğun o..
Hayata pozitif bakmak, olaylara olumlu yaklaşmak, zor şartlar altındayken dahi gülümsemek… Bunların ne kadar önemli olduğunun artık hepimiz farkındayız. Ama sadece bilmek yetmiyor; uygulamaya gel..
İnsan zaman geliyor öylesine büyük ve değişik dertlerle karşılaşıyor ki; o anda ne yapacağını, nasıl hareket edeceğini bilemiyor. Hatta yaşadıkları ile arasında sanki bir sis tabakası varmış gibi ..
Hayatın cilveleri ne kadar garip değil mi? Yaşamın her zaman sürprizlerle dolu olduğunu hepimiz biliyoruz ve nerede, hangi koşulda, nasıl bir sürprizle karşılaşacağımızı bilemeden; iyi şeylerin o..
Sevdiklerimiz, arkadaşlarımız olması gerekmiyor acılara, üzüntülere ortak olmak için. Tamamen yabancı, tamamen bir başkası olsa da eğer üzüntüsü varsa; eğer zor bir durumdaysa onunla birlikte üz..
“Hastalıkta sağlıkta, iyi günde kötü günde… “ diye başlamaz mı en mutlu beraberlikler, en güzel evlilikler. Sıcacık aşk kokusunu içimizde hissederken ağzımızdan heyecanla dökülüverme..
Hayat bazen nasıl da acımasız. İnsanı her yol ayırımında kıskıvrak bağlıyor kendine. Attığı her adımda önüne engeller çıkarıyor. Hem de öyle engeller ki aşılması çok zor… Ne gücü yetiy..
Bir parça huzur… Bu aralar insanların en çok ihtiyaç duyduğu şey bir parça huzur. Ruhumuzu besleyen, içimizi hafifleten yegane güzellik. Huzur… nefes alırken, otururken, kalkarken, seyahat eder..
Başkalarını sahip olduklarına nasıl bakarsınız? Ne güzel onda var, bende de olsun mu dersiniz? Yoksa, onda var, bende neden yok diye hafiften üzülür müsünüz? ..
Öfke nasılda ilkel bir duygudur aslında. Çünkü insanlar sadece öfkeleri yüzünden çok şey kaybedebilirler. Oysa ki kızgınlıklarını, ani öfkelerini dizginlemeyi bilmek; aşırı duygularını, sert çıkı..
Makine mühendisiyim, bir kız annesiyim. Okumayı, yazı yazmayı, yazarak paylaşımlarda bulunmayı, insa..