Üstadım…! Bu sabah neşeyle uyandım Güneş her zamanki gibi Pırıl pırıl, sıcacık Ama Bir yandan da Güzelim İmbat esiyor. Kahvaltımı yaptım ..
Bazen Çeşme’de Şöyle Dalyan’a doğru Bir kıyıya otururum. Ayaklarım suda Ellerimi uzatırım İstemesem de Ellerim karşı kıyıda Sakız ağaçlarına ..
“İşimiz gücümüz” ninni teenni Etkiliyor istemese de, seni beni Ona kinlen, buna çamur attıkça Şimdi ortam tam şinanay terelelli. ..
DOKUN: Sen, bir kez dokun Dokunabilirsen Ellerime. Ben istesem de dokunamam Her önüme gelene. GÖR: Sen, bir kez bak Gözlerime. ..
Olta deyip geçme attın mı savurursun Hiç darda kalmaz, aileni bile doyurursun Eski bir Çin atasözü ne der, bilir misin? Ele güne muhtaç olmaz onurlu olursun. ..
Onda ne yok ki..! Şu da var Bu da var Var oğlu var. Gözümüz yok Ama nedense Var oğlu var da... Vermeye gelince Var oğlu Kap..
Telaşı Ellili yaşlar Hastalığı. Ne vardı sanki Ansızın çekip gidecek. Ha… Bir de kendiliğinden Masaya bir demet Çiçek koymadan. ..
O… Hiçbir şey Duymadı Görmedi Konuşmadı. O… Hiç birşeydi zaten. ... Sabahları caddeler Bomboş.. Herşey olabilirdi
Ellerim göğe doğru Sevdayı arıyorum. Bu ateş de nereden çıktı? Temmuz sıcağında Ellerim üşümüyor ki. Ellerim göğe doğru Dudaklarımda adın Sen..
Ben şöyleyim ben böyleyim diye diye Ona buna afra tafra, bu çalım atmak niye Kendi evinde ayranın.! Yok içesin, ne yazık ki Tahtırevan’la gidiyorsun komşuya? Su içmeye. ..
Teknik ressamlıkla geçen çalışma hayatımdan sonra emekliliğini yaşayan bir kız ve bir erkek çocuk..