Sayın okur! Bu öyküde anlatılanların gerçek yaşamdaki olay ve kişilerle hiçbir ilişkisi yoktur, dersem inanır mısınız? “İnanmıyorum!” dediğinizi duyar gibiyim. Ama gene de benden size tavsiye; ina..
Adam, önce yüreğini şöyle bir yokladı, sonra dinlemeye başladı: Boştu, yalnızdı, kırıktı, yorgun ve yaşlıydı. “Bu haliyle benim işime yaramaz; birilerine vereyim.” Dedi. Yüreğini ..
Bir çığlık koparıyorum bağrımdan, yankısı bile ürpertici. Bir ateş yanıyor içimde, külü bile kavurucu. İlâhlar göklerde ve yerlerde vuruşurken aşk için, insanlar toprağa gömülüyordu, bilmem niç..
Çalar saate düşmanca baktı Etem, istemeye istemeye yataktan kalktı. Öfkeyle lavaboda kan kırmızı gözlerini yıkadı. Hiç uyumamış gibiydi; o nedenle kendisini dinlenmiş hissetmiyordu. Başında ..
-Sibel hanım, merhaba. Dedi. -Merhaba doktor bey. Beni yakaladınız. Galiba bu gördüklerinizden sonra beni, ömrümün sonuna kadar burada tutarsınız. -Düşündüğünüzün tam aksi kanaatteyim. ..
Birkaç günlük tatil için Güzelyurt ile Aksaray arasında yer alan mütevazi bir otele geldim. Otelin oldukça geniş bir bahçesi vardı. Burada kuş seslerini dinleyerek, nehir kenarında bir masaya otur..
Sibel’den gelen ilk mektubun üzerinden bir aydan fazla bir zaman geçtikten sonra ikincisi de geldi. Mektubu okuduktan sonra anladım ki, Sibel’le olan bu ilişkim, adeta bıçak sırtında gidiyo..
*Zevkler gelip geçicidir; acılar da öyle. *Sevgi denilen mucize, sadece ruhu değil, aynı zamanda bedeni de güzelleştirme özelliğine sahiptir. *Acı çekenin acısını, ona ..
Milliyet Blog’a ilk yazı eklemeye başladığım gün, yani kayıt tarihim: 30-07-2010’dur. Tam 373 gün önce. Bu süre içerisinde: Eklediğim yazı toplamı: 241 Aldığım toplam yorum: 5..
Bu görüşmeden bir hafta sonra bir mektup aldım. Mektubun üzerinde gönderenin adresi yazmıyordu. Pulun üzerindeki damgadan Bakırköy’den postaya verildiğini anladım. Zarfı açtım, Sibel’den geliyordu..
Uzun yıllar çeşitli sitelerde Oruç Yıldırım adı ile yazı yazdım. Dört tane romanım ve çokca da de..