Küçük hikâyeler avlayan Eduardo Galeano (3 Eylül 1940-13 Nisan 2015)'yu taklit etmeye çalışacağım. Sessizlik -Tek başına oturmuşsun; ne düşünüyorsun öyle? -Hiçbir şey düşün..
Küçük hikâyeler avlayan Eduardo Galeano (3 Eylül 1940-13 Nisan 2015)'yu taklit etmeye çalışacağım. Düş de Gör Sigarasının kıvrılan dumanı yanaklarını, saç..
Sen kimdin? Ufak tefek ama cazibesi erkeklerin başını döndüren bir kızdın. Çiçeğe durmuş tomurcuklar gibiydin... Darmadağın, kahverengi saçların yüzünün bir kısmını örtüyordu. Kapkara iri..
Otobüs, Esenler Otogar'dan gece saat 24.00'te hareket etti. Geç saat olmasına rağmen trafik yoğundu, ikinci köprüye yani Fatih Sultan Mehmet Köprüsü'ne ancak bir saat yirmi beş dakikada ulaştı. ..
- -“Nalan sevgilim benim hikayemi yazar mısın?” dediğinde duymamış gibi davrandım, cevap vermedim. Tekrar sordun: -“Neden benim hikayemi yazmıyorsun, ilgi çekmez mi, okuyucuya bir şeyl..
Günlüğün bundan sonraki bazı sayfalarında yazılanlarda ne anlatıldığı ya da anlatılmak istendiği belli değildi. Oraları hızla okuyup geçti, son sayfalara gelmişti. Bunları okumayı yarına bıraktı. H..
Sayfalar arasında gezindikten sonra günlüğü kapadı, çünkü içindeki hiçliğe giden yol, okumasını engelliyordu. Anı yaşamak istiyordu, olmuyordu nedense! Her istediğinde ya geçmişteki kötü bir anıya ..
Güneşin batmasına yakın pansiyona döndü, tabii yürüyerek. Bu küçük kasabada binebileceği bir vasıta ne gezer. Çok yorulmuştu, bir an önce yatmak istiyordu, yatar yatmaz da uyuyacağını sanıyordu. Öy..
Günlük bu tarihlerde kısa kısa yazılmıştı. Daha sonra yaklaşık iki aylık sürede ise saçma sapan ifadeler vardı. Bu zırvaları da okudu ama zaman kaybettiği için canı sıkıldı. Bir ara günlüğü okumakt..
Günlükteki son cümleye canı sıkıldı, zaten oldum olası sansürden nefret ederdi. Yaşanmış bir olay varsa onun anlatılması neden sakıncalıydı? Bu aralar sık sık öfkeye kapılıyordu, en çok d..
Uzun yıllar çeşitli sitelerde Oruç Yıldırım adı ile yazı yazdım. Dört tane romanım ve çokca da de..