Aşağıda okuyacağınız yazımı hazırladığım sıralarda ABD Başkanı Barack Obama'nın hafif sırıtık bir biçimde “one minute, one minute” diyerek, "sinek öldürme" şovunu tüm dünya ile birlikte ben de hemen..
Bir dostumuz, Google Buzz'dan, "takkeyi önümüze koyup" bizleri kara kara düşündürtecek satırlar göndermiş...Yazmış olduğu samimi düşünceleri ve satırları, ülkemizin içinde bulunduğu durumda..
Gece epey bir ilerlemiş... Evin içinde gezinip duruyorum hâlâ. Türkiye'nin gündemine öyle bir kaptırmışım ki günlerdir kendimi. Bundan fazlasıyla yorulmuşum... Gün boyu gazetelerimi okudum, TV'd..
Sizi bilmem ama ben, eve gelen elektrik, su, doğalgaz, telefon ve adsl faturalarını sürekli incelerim... Hem de en ince ayrıntısına kadar... Kafama takılan, her ay gelen bu faturalardaki ufa..
Efendim, sometimes hem bulunduğum ortamdan biraz kaçmak, hem ülke gündeminden biraz uzaklaşmak ve hem de bu vesile ile temiz bir Bosphorus havası almak için Bosphorus'un sonlarına doğru Vosvosumla t..
"Sabır Nedir?" diye hiç sordunuz mu kendinize?"Sabır nedir?" diye sorunca kendime, aklıma; acı, yoksulluk, haksızlık gibi üzücü durumlar karşısında, ses çıkarmadan onların geçmesini beklem..
Son günlerdeki ülkemizdeki siyasi gelişmeler gerçekten yetti ve sıkıntı vermeye başladı artık... İnsanın inanası gelmeyen bir çok olay ardı sıra oluyor, fikirler havalarda uçuşuyor, her tel'den ve t..
Bugünlerde ülkemizin içinde bulunduğu yoğun gündem sebebiyle gerçekten de "canım çok sıkılıyor" dersem abartmış olmam...Yaşam öyle hızlı akıp gidiyor ki... Gündem an be an öyle çabuk değişiyor..
Günlük yaşamda kullandığımız deyimler, en az iki kelimenin kalıplaşarak yeni bir anlam kazanmasıyla oluşmuş mecazlı sözlerimizdir. Deyimlerimiz öyle kalıplaşmış sözlerdir ki, onları kullanırken..
Kendilerini severler korktuklarından...Yaşamanın sinsi kahyasıdırlar...Boş buldular mı ortalığı dünün içinde, bugünün içinde, yarının içinde... Şahlanıp kükremeye hazırdırlar.