Evin camları ilk defa buz tuttu, o kadar soğuk, öteberi aldığım mahalle bakkalı daha bir hafta önceden uyarmıştı fakat oralı olmadım, geçenlerde nereden duyduysa bizim mahalleye gök taşı düşeceğini..
Balkon insanı olduğum için dayandım dayandım hava gündüz eksi on derecenin altına düşünce ısıtıcı arayışına girdim, gerçi çizmelerle bereyle balkonda oturmanın keyfi de bir başka, üzerini değiştir..
Öğle öğünlerini genellikle esnaf lokantalarında yiyorum, kalabalık oluyorlar genelde, dört kişilik masada tek başına oturma şansın yok yani, sürekli aynı mekânlara gittiğinde tanınıyorsun bir süre ..
İlk gelişimdi fakat ya önceki bir yaşamdan... açıklayamadığım, aklımın almadığı bir şekilde mahalleyi biliyordum, dar sokakları, sahildeki çay bahçesini, üzerine kalpler çizilmiş ahşap masaları, çı..
Kimi kraliyet ailesinin prensesi olarak geliyor dünyaya... Kimi dokuz kardeşin sonuncusu olarak açıyor gözlerini tek gözlü bir gecekonduda... Dünya aynı dünya, nefes aynı nefes...
Yolumu kaybetmiş dar mahallelere girmiştim, labirentte kaybolmuş fare çaresizliğinde hissediyor sol bacağımın titremesine engel olamıyordum, köşeyi döndüm, denizi uzaktan gören bir sokağın başına ç..
Kapattım telefonu... Güzel bir sabahtı, güneşin doğuşunu izlemiş, sahilde yürüyüş yapmış, köpeğini gezdiren yaşlı bir adamla sanki kırk yıllık tanıdıkmış gibi selamlaşmış, bir taraftan mart..
Ihlamur ağacının kuytusuna, sanki bank kalabalıkmış da tek kişilik yer varmış gibi köşesine oturuyorum. Mavi bir gün, bahar, güneş pırıl pırıl sıcak değil henüz, zamanı var... Sahi ..
Seksenlerin yabancı şarkılarını dinliyorum arabada kafam dağılıyor, bu günlerde yeni olan ve gündem ilgimi çekmiyor...Şarkıları ilk dinlediğim zamanları hatırlamaya çalışıyorum. Kopuk kopuk siyah, ..
Mudanya'da bir çay ocağı, denize yakın, sabahın erken saatleri Müzeyyen Senar çalıyor, bahar, gelişi güzel serpiştirilmiş sandalyelerden birine oturuyor, çay istiyorum, az önce yoldan geçen birini ..