Terk edilmiş evlerin asmalarında çürüyen, kuşların bile tenezzül edip yemediği, kararmış üzüm gibi bir akşamüzeri. Kurşuni gökyüzünün, zindan bulutların böğründe şimşekler çakıyor, yağmur e..
Okulların açılması ile birlikte boşalmış, neredeyse tüm dükkânları kapanmış bir sahil kasabasındayım. Kaçtım! Köhne bir otelde kalıyorum. Otelin sahibi, yazıyı okusa, otelin..
Gri, yağmurlu, kasvetli, acaba havalar erken mi soğuyacak dedirten, aylar sonra uzun kollu giydiğim bir gün. Yaz aylarının karmaşası ve kalabalığından sonra daha on gün öncece araba pa..
Siyah paltomu, botlarımı giyip çıktım evden. Nasıl soğuk! Kış gibi, yağmura aldırmadan, su birikintilerine basmadan, kenardan, saçak altlarından, ellerim ceplerimde yürümeye başlıyorum. Eyl..
Yaşarken kıymeti bilinmemiş, kitapları çok satanlar rafının müdavimi olmuş ölü yazarların kitaplarını okuyor, yazar yakınlarının, mesela oğullarının ve kızlarının anne ve babalarının kitaplarını gö..
Sonbaharda kalabalık oluyor Çanakkale, otellerde yer olmuyor. Bursa dönüşü Lâpseki’yi geçtikten sonra telefon rehberime kayıtlı olan numaraları sıra ile aramaya başlıyorum. Üçüncüsünde yer var, onu..
Salonunda meşe odunlarının çıtır çıtır yandığı büyük şöminesi olan, bir odası kitaplık haline getirilmiş, bir tarafı deniz, bir tarafı orman gören dağ başında taş bir ev hayal ediyorum. Mey..
Korkmuş, şaşırmıştı, balonu az önce patlamış bir çocuktan farkı yoktu, gözleri nemliydi. “ Beni askere almadılar” dedi. “ Şimdi bana kız da vermezler!” Askerlik şubesinin ..
Müslim Gürses’i hayatımda iki defa gördüm. İlki 1980’li yılların başında idi. Biga’da kapalı spor salonunda konseri vardı, öğrenci merakı ile gittim. Kendini jiletleyenleri, şarkıları dinle..
On yaşında bir erkek çocuğu, belki daha büyük, annesi ile beraber akşam yemeğine gelmişler. Çocuk tabağındaki et parçasını yemek istemiyor, nazlanıyor. Anne et parçasını küçük parçalara bölmüş, eli..