Sevmek ve sevilmek… Seven sevdiğini bilir; ama sevildiğini bilmeyebilir. Seven seviyorum dediğinde içten veya öylesine dediğinden emindir. Seni seviyorum diyenin gerçek duygularını bilmek kolay değ..
Aradan yedi ay geçti. Çetin askerden gelmek üzereydi. Bu arada karı koca arasında Murat’ın evliliği konuşulmaya başlandı. Kutto, bir an önce oğlunu evlendirmek, torun sevmek istiyordu. Yaklaşan kış..
Aysel daha fazla beklemeden bahçe kapısından adımını dışarı attığında Murat’la karşılaştı. Ellerinde erzak dolu iki file vardı. Kırk beş dakikadır dinlenmeden taşıdığı filelerin ağırlığından yorgun..
Aysel’in gözü yollardaydı. Her defasında bugün gelir dediği Çetin gelmiyordu. Murat’ın, birkaç güne gelir dediği günden on üç gün geçmesine rağmen görünürde yoktu. On üç güne birkaç gün denir miydi..
O anda mutfakta olan, konuşulanları can kulağı ile dinleyen Aysel, bir an önce sorguya çekilmek, gönlünün Çetin’de olduğunu söylemek için sabırsızlanıyordu. Sorgulama gecikince, anası tarafından s..
Çetin, kışın şiddetiyle beklenenden daha erken bastırdığına sevinse mi üzülse mi bilemiyordu. Sık sık yağan kar, Aysel’i görmesini engellediği için üzülüyordu. Kar yağdıkça on beş evin damını tapan..
Çetin, dördüncü günün şafak vaktinde söğüt ağacının altında gelip oturdu. Evden çıkarken, elindeki bavulla görülmek istememişti. Şafak vaktinde bile yengesine yakalanma korkusu vardı. Veda etmeyi a..
Çiğli Köyiçi’ndeki tek katlı müstakil evde, ışığı yanan odanın haricindeki odalar karanlıktı. Çocukların odasına vuran sokak lambalarının ışığı içeriyi istenilen düzeyde aydınlatmamış olsa da karan..
Vedat işten geldiğinde yemek hazırdı. Hemen sofraya oturdu, yemeğini yedi. Yemekten sonra televizyonun başına geçti. Güya haberleri izleyecekti. İş yoğunluğundan yorgun düşmüş olacak kolt..
Günler, haftalar derken aradan iki ay geçti. Yirmi beş yılda kapanmayan yara iki ayda kapanacak değildi. Yarası kapanmayan Çetin, gecenin loş ışıklarında sabaha kadar sokaklarda dolaştı. Sabahın ay..