Görür görmez elim ayağım titremeye başladı tabii… Hani “Süleymaniye’yi” veya “Ayasofya’yı “yıkmışlar da yerlerine “bol mangır getiren ruhsuz bir AVM dikmişler” gibi geldi bana. Hele ki “beğenilerine” ..
Hani “Hep eleştirmeyin, azıcık da yapıcı eleştiri ve önerileriniz olsun” diyorlar ya, hemen blog kategorisinde yazdığım yazılara bir göz atıyorum. Neler önermişiz, neler! E tabii” bir kulaktan girip d..
Güzide sitemiz Milliyet Blog’un yeni yüzünü hazırlayan arkadaş önde, ben de arkada… Sabaha kadar koşturup durduk arkadaşlar! Hayra alâmet değil bu! Rüya bu ya; tasarımcı arkadaş hem kaçıyor..
İnsan bazen utanır, dostlar… Yüzü kızarır! Ne tuhaf! İnsan bazen “başkaları” adına da utanır! Meclisinizde yapılmış bir “patavatsızlık”, ister istemez sizi de tedirgin eder! B..
“749071 numaralı üye şifayı kapmıştır ve köm köm öksürmektedir. Hafiften de ateşi çıkmıştır ama her Pazar olduğu gibi yataktan fırlayarak kendisine sallama bir çay yapar ve klavyesinin başına çörek..
Bırakın artık bu “gitmeleri” ve “mızmızlanmaları” da mis gibi “tasarımlanmış” bu güzide sitemize alışmaya bakın arkadaşlar Hem bir kere “tasarımlanmakla” bişicikler olmaz!
Olmuyor! Olmuyor! Olmuyor! 13 Eylülden beri inceleyip duruyorum sitenin yeni yüzünü! Hem de tüm iyi niyetimle! Hani yani bir yakalasam… “Helal olsun” di..
“Hapı yuttuğumuzun resmidir” desem yeridir arkadaşlar. Ben ki “iyimserlikte” kantarın topuzunu kaçıranlardanım ama bu yeni “durum” karşısında dehşete kapıldığımı itiraf etmeliyim! Oy..
Bahçe kapısının hemen yanındaki akasya ağacı sarı benekli beyaz salkımlarını gururlu bir şekilde sergilerken; kömürlüğün hemen önündeki –adını bugün bile bilmediğim- o dikenli ağaç ise beklemedeyd..
“749071 numaralı MB üyesi uçaktan inince onu yağmurlu bir Berlin karşılar. Vatanında geçirdiği iki hafta çabucak geçmiştir işte. Yorgundur, bitkindir; ( Bir fincan kahvenin 15 liraya satıldığı) İst..