Hayatım, bu dili nasıl daha iyi, daha doğru kullanabileceğimi düşünmekle geçti. Ve burada yazarken, bunun en iyi, en güzel örneklerini vermeye çalışıyorum. Neylersin ki, biz ne kadar çaba harcarsak..
Milliyet Blog, güzellikleri kadar komiklikleriyle de ilgimi çekiyor. Özellikle de düştüğü durumu fark edemeyenleriyle... Burada yazanlar, başlıca iki gruba ayrılabilir herhalde... Yazı yaza..
Kavga eşit şartlarda olmayınca... Bol keseden atıyor birileri!... Sırtı kalın olan, kuşanmış bütün cephanesini... Sıkıyor da sıkıyor maaşallah! Dünya kuruldu kurulalı, eşit ve adale..
Güçlü, kalıcı, başarılı, vizyoner, tam profesyonel bir yayınevi kurabilmek için; zorunlu olan şartlar nelerdir sizce? Ben, aklıma gelenleri hemen sıralıyorum izninizle: a) Arkasında..
Yazmak iyileştirir yaralarını... Bunu söyleyen, binlerce kez başardı yazdığını... Yazmak, yüzleşme cesareti aşılar insana. Yazmak, sakinleştirir öfkeni... Yazmak, "kendini ifade edebilmenin..
Bin yıllardır tartışılır: "Çok okuyan mı, çok gezen mi bilir?" "Madem öyle, o zaman ben de hem okur hem gezerim!," dedim kendime. Bilmem iyi halt etmiş miyim acaba? Uyanıklık, her zaman işe yarar m..
Zorlama istersen... Cesaretin yoksa, yazar olamazsın. Olman da şart değil zaten... Haddini bilip, iyi bir okur olmak da büyük meziyet... Konu ne olursa olsun, meydan okumanın limitlerini zo..
Türkiye'nin en çok satan ve okunan gazetesi hangisi? Tartışmasız Posta! Neden peki? Şundan efendim: Bol magazin, bol resim... Çokça dedikodu, çok az ayrıntı... Popülarite ve sosyete haberle..
Bazı arkadaşlar, deneme alanında yazabilecekken, yazı ve yazarlık hakkındaki düşüncelerimi neden burada yayınladığımı merak ediyor. Cevap basit. Bu blogta olmayı tercih edenler genelde; yazıya mera..
Buraya ilk geldiğimde, yazabildiğimden, yazarlık potansiyeli taşıdığımdan hemen hemen kimsenin haberi yoktu. Annem ve Lisede, boş derslerde, yazdığım şiirleri dinleyen 2 ve 3 Edebiyat A öğrencileri..