Halkın çoğunluğunun oylarını alarak üçüncü dönem iktidarını perçinleyen AKP genel Başkanı Erdoğan’ın son günlerdeki söylemlerini, gereksiz polemiklerini görünce bu başlık daha anlamlı hale geldi.
12 Eylül referandumu öncesi AKP hükümetinin yaptıkları, Tayyip Erdoğan’ ın söylemleri ve siyaset tarzıyla, bugünü kıyasladığımızda öyle sanıyorum benim gibi bir dolu kişi de aynı soruyu soruyordur...
Yaklaşık iki aydır yayınlanan Yurt gazetesi için başlangıçta”muhalefet kanadında ses getirecek bir gazete olabilir” diye düşünmüştüm. Üstelik de sahibi bir CHP milletvekili ve onlarca şirke..
2 Nisan tarihinde CHP Milletvekilleri Umut Oran, Ali Özgündüz ve Nur Serter Balyoz davasıyla ilgili ortak bir basın toplantısı düzenlediler. Umut Oran sözlerinin başında..
Türkiyede muhalefet denince yalnızca iktidar partisine muhalif olmak anlaşılıyor. Bunu yalnızca muhalefet partileri yapmıyor, geçmişin anlı şanlı devrimcileri de son zamanlarda tüm muhalefeti AKP k..
12 Eylül referandumundan bu yana ülkemizde gelişen olaylar karşısında kimilerinin mahcup, utangaç suskunluklarını anlamak mümkün de her şeyin böylesine ayan beyan ortaya döküldüğü ortamda utanmazca..
Bir anlatabilsem yavrum/ şu kısacık görüş anında sana/ tel örgülerin anlatamadığını/ taş duvarlar gerisinde babanın/ nasıl öfkesinden yatamadığını/ niye öter gardiyanın düdüğü zamansız/ellerimizdek..
Son günlerde ülkemizde yaşanan olaylar öyle sanıyorum herkeste böyle arabesk bir sorgulama ihtiyacı doğurdu. Gerek kişisel yaşamımız ve davranışlarımızda, gerekse kendimizi ait hissettiğimi..
Hayallerimizde yaşatmaya çalıştığımız efsane mi, yaşadığımız dünyayı değiştirmek mi önemli? Son günlerde özellikle 1 mayıs 77 olayları üzerinden solda sürdürülen tartışmaların yan..
“Eşimi seve seve öldürdüm. Pişman değilim. Boşandığı kişiyle görüşmeye devam ediyordu.” Öyle sanıyorum dünyanın hiçbir yerinde böyle bir gerekçeyle cinayet işlenmez. Adam öylesine pişkin ki..