Eskiden bir “suç”un üstü örtülür, gizlenmeye, gözlerden uzak tutulmaya çalışılırdı… Artık gizleme imkânı kalmadı… Şimdi her şey gün gibi meydanda! Sesler… Görüntüler..
Sayın Başbakan, “30 Mart milat, 30 Mart’tan sonra yeni bir dönüşüm olabilir, siyasette yeni aktörler çıkabilir.” diyor. (Milliyet, 06/02) Bu gibi tahlilleri iktidardaki bir partinin yaptığı..
30 Mart sandık… 31 Mart sabahı, bütün dertlerimizin bittiği, Hayallerimize kavuştuğumuz, Bolluk-bereket içinde, Şaibelerin sona erdiği, Suçluların “ak”landığ..
Siyasette yarın ne olur? Bugünkü partilerden hangileri yarına kalır? Siyasî hayatımızda 30-40 yılda ne değişmiş? “İhale” ve iktisadî hayatımızda fazla bi değişiklik olmamış!..
Gün gelip ayakkabı kutusunun meşhur olacağını, Miting yapan iktidar partisine balkondan gösterileceğini, Gösteren emekli kadının gözaltına alınacağını, Seçim çalışması kapsa..
Başörtüsü… Başörtülü kardeşim, Bilirsin seni severim… Sen ki benim velinimetim, Sebeb-i hikmetimsin… Buralara kadar yükselmemin merdivenisin… Şalımsı..
Hayatta bazen öyle kesitler oluyor ki “İlahî adalet”in bu dünyada tecelli ettiği hissine kapılıyorsunuz! Memlekette 7 sene evvel bir soruşturma başlatıldı… Adına “Ergenekon” dediler..
Önce bir düzeltme yapayım: 13 Şubat tarihli “Sandıkla içme suyu da gelir mi?” başlıklı yazıda, “İstanbul’un 17, Bursa’nın 13 günlük suyu kalmış” diye yazmıştım. Ondan sonra gelen aç..
Devleti 12 senedir “saf” bir parti yönetiyor. Millet daha yeni öğrendi… Nasıl öğrendi? Kendileri söylüyorlar… Şimdi, “çete”, “paralel”, “örgüt”…Vs. Vs. diye suçladık..
Bugün memleketi en iyi anlatan ifade bu! Söz Tevfik Fikret’e ait… Cemil Meriç, aktarırken, “İnsanoğlunun budalalığı korkunç ve hudutsuz” der… Ve kısa makalesini şöyle bitiri..