Seni yazmadığımı fark ettim, sen, yılbaşı ağacının kırık süsündeki yeni yıl ümidi bile değilsin artık benim için. Aklındaki yatılı misafirliğimden ve kalbindeki nefret gemisinden yol aldığımın bili..
Dinlemekteydi kalbi kışı; rüzgarına şirin çaresizlikler yüklenen bir Aralık’ın hüznünün bol tıraşlandığı zamansızlıklar bileniyordu ve artık biliyordu, yalnızlık kapıyı her çalışında evde olmadığın..
Çırpınış treninde ecnebice bir şeyler söylüyordu biri; gözleri benim gözlerimdi, sesi ise benden çalınmış olan o dış ses. İç sesimin kısık sesine bitki çaylarının ve şurupların kâr etmediğini meyda..
Yeniliklere ihtiyacım var; öncelikle paslanmış kalbimin hakiki temizliğine dalmalıyım. Bu yılı da deviren acılarımın karakolluk olduğu gecemde içsel hesaplaşmalarıma bu gece bir çentik atıyorum. Ya..
Kaçıncı sonu baştan yazışları oynadığımı bilmiyorum. Adım, kalbime yalancı; bedenim, üç beş yalnızlığı daha bende biriktirip köksüzlüğünde karanlığı hüznüme bulaştırırken... Neyi ned..
Kendime rastlayabilmek için son zamanlarda başkalarından gitmeyi tercih ediyorum. Geçmişi bırakmam gerektiği söyleniyor, “o, orada kaldığında güzel gelmeli” deniyor... Şu andan ötesi müphemler..
Nasıl da ölüyoruz her seferinde; bıçağın izi kalıyor kalbimizin sersefil köşesinde. Dipsiz mutsuzluklarda ısmarlıyoruz gözyaşlarımızı. Kimi ölü, kimi heyecanlı ve saatleri kovalayan..
Efkâr gecekondusundayım bu gece, acıya yaprağı değen güllerin soluk benizli kimsesizliğinde bembeyaz karların eriyen umut tacirindeyim; kendi sesime yabancıyım, solfejlerin ve şan dolu kahkahaların..
İçimin ölü topraklarında bir musalla taşının ezber döken hadisesinden ölüyorum. Bir ‘Baba’ kelimesinin ‘Yetim’ kelimesine dönüştüğü kıyametimde ben artık yetim mutluluklarımın kıyamete kadar beni t..
Yazdığım sayfalarla dolduruyorum suskunluklarımı. Karlara döküyorum beton yığını kalbimi, beyazlığında saflığımı arıyorum kayrılan mutluluklarımın; aşk hangi sokak lambasının altında uçuşan umuttu,..