İhtimal dâhilinde olduğunu düşünmüyorum kuramların. Bir hipotez olma ayrıcalığına sahibim nasıl olsa. Mevsimin dişleri dökülürken, yadsıyamam da hani: ne ölü bir iklime denk düştüğümü ne de..
Şimdi mağdur bir düşün temsilcisi unvanıyla geldim huzuruna bir de destelediğim onluklarımı sermek adına geldim lahzanın köşesine kıvrılan beyitlerime de ses olmak adına. Her mahzun düşü sa..
‘’Bir beyazdım siyahlar arasında.’’ (Alıntı) İklim duyarlılığında ikiliyorum mihrabı ve süzgün ömürler kürüyorum, atıl yalnızlığıma sahip çıkan sadece Tanrı. Büyütüyorum da başaklar..
Tahliye edilesi yalnızlığın ön koşuluyum ve makber benzeri özlemin doluştuğu satırlar. Çetrefilli yalnızlığın kâbusu olsa da kukumav kuşlarındaki hüzne biat o gözyaşı elbette görüntü ihlali..
Bir ritüeli mi dillendirmeli belki de bir dinlence her söz öbeği hani asma katında cennetin adımlarımı hızlandırmakla geri dönmek arasında çaresiz kaldığım. Ufkun mizacında sözcük balyaları..
Minnet duyduğum, elbette kaygılı biz mizacın iz düşümü en çok da sözlüğün çeperinde kendime ihanet etmekle mükellef asla kullanılmamış ve yazılmamış sözcükleri derleyip yazdığım mektuplara bir yeni..
‘’Geçmişin kokusu yok…’’buyurmuştu şair göğün mavisine dikip de gözlerini ölü şehir bir punduna getirdi ve başladı söze dipçiği hüznün körükleyen bir eda ile yüz yüze geldi mevsim ve kadın ve tüm a..
Mutsuz olma hakkımı kullanıyorum cüzi irademde akışkan bir rahmet: ben ki vefalı yüreğimin müridi sıradan bir telaşım. İçimin iklimlerinde savruk saçlarım; duyulmaz nidalarım… ..
Tanrısal bir hicvi olmalı umut tarhının bir de dökümlü eteklerinde hüzün balyalarının sakladığı sırlar olmalı. Sevdalandığım ömrün ilk çeyreğinde s/aklıyım ben ve yumuk yumuk gözlerinde kardeşim ma..
Ön sözünü yazmalıyım evvela ve şahit tuttuğum meleklere de son ikazım: Artık gözetmeyin beni. İhlas yüklenip de düşmüşken yola; sapmadan rotamı da istikrarla korumak adına yalpalaya..