İstanbul’un sokaklarında görmeye en alışkın olduğumuz şeylerden bir tanesidir sarı taksiler… Güneşli günlerde her yerde gözümüze çarpan, ama her ne hikmetse yağmur yağdığında ortadan aniden..
Bazen düşünüyorum da cep telefonları hayatımızda yokken bizler neler yapıyorduk? İlerleyen teknoloji beraber öyle hızlı bir ilerleme gösterdik ve bir anda teknolojiyle öyle haşır neşir oldu..
Sonsuz maviliğin içinde, sessizliği bozmadan yaşayan; binbir çeşidi ve rengi ile bizleri adeta büyüleyen denizin esas sahipleri ve sahibeleridir onlar. Balıklar… Yeşilden, turkuaza,..
Elele tutuşmak… Hangi yaşta olursanız olun karşıdan bakıldığında çok hoş bir tat bırakıyor insanın bakışlarında. Çocuğunun elini tutan bir anne ya da baba, torunun minicik ellerini sıkı sık..
Yeter artık, yeter! Her şeyi alttan almaktan, kimseler gücenmesin diye hep sineye çekmekten, hep başkalarını düşünmekten yoruldum. Biraz da beni sevsinler istiyorum, biraz da beni d..
İstanbul’da gezilecek, görülecek, tarihine, güzelliklerine hayran kalınacak öyle önemli yapıtlar var ki… Her biri nevi şahsına münhasır, her biri ayrı bir emeğin, ayrı bir güzelliğin simges..
Klasik bir İstanbul havası hakim etrafta. Kalabalık, trafik, yol çilesi de cabası… Kadını, erkeği, yaşlısı, genci, çocuğu, bebesi herkes yollarda. Kimisi iş için çıkıyor yollara, kimisi okul, kimis..
Son zamanlarda gördüğü vahşice eziyetlerden ve acımasız dayak darbelerinden ölen pek çok kadının dramına şahit oluyoruz. Aralarından kaçmayı başaranlar çıksa bile, bir süre sonra onlar da gözü dönm..
İki kişinin yaşadığı bir ilişkide yeterince cesur olamamak... Sevdiğinin gözlerinin içine bakarak gerçekleri söyleyememek… Onun yerine mektuplara baş vurmak… Kırık dökük kel..
Kim bilir kaç kez döndü akreple yelkovan saatlerimizin içinde; kim bilir kaç sayfa kopardık takvimlerimizden ayları aylara eklerken... Kum saati misali her yeni sene de tekrar en baştan ald..