Bu yazı başlığı, ne zamandır heybemde duruyordu da, bir türlü fırsat olmamıştı açığa çıkarmaya. Baktım, yüzüncü yazıyı yazacağım, bari şu konuyu çıkarayım da kafama atılacak taşlardan yüzüncü ya..
Sabah... Evlerin perdeleri kapalı, daha. Çalışanlar, çalışmayanları uyandırmamak için ayaklarının ucuna basarak kapıdan çıkmış, kapıyı usulca çekmiş, otobüs duraklarına yönelmişler. Durak..
Dallarına renkli, küçük ampuller takılmış ağaçlar, on üçünde gelin edilmiş kızlar gibi mahzun, yol boylarında utanarak başlarını eğmiş... Yerinden yurdundan edilmiş, ayak bileğinden kesilmi..
Eve gidince bir yazı yazacaktı. "Bir canlıyı ağlatmak" üzerine... "Bilinçli olarak bir canlının kafasında soru işaretleri bırakmak" üzerine... "Kanadı kırık bir bulut düşlemenin saçmalığı" üzerine!.....
O zamanlar ateş bilinmiyordu daha. Prometheus da yoktu. İskra* da! Kocaman kentler, köyler de yoktu. Bomboştu olmayan sokaklar, olmayan caddeler, olmayan otobüsler... Çakallar ulurd..
Ülkeyi yönetenler orada burada sultanlıktan, padişahlıktan söz ediyorlar ya... hani birileri de bizleri insan ruhundan keçi ruhuna yatay geçiş sınavıyla 100 üzerinden 100 puanla geçiriverdi ya... (nas..
Çok erken uyanıyorum. Meramım alacakaranlıkta yollara düşmek... Ne zamandır ertelediğim sabah yürüyüşleri... Ne var ki, güzün hüznü çökmüş üzerime. Kolumu kıpırdatamıyorum. Televizyon kanalların..
Sevgideğer eşime... Bendeniz, yürek!... Onların adi (L) düzenlerinin kurbanı!.. Yeri geldi kırıldım, parçalandım; yeri geldi soğudum, buz bağladım; yeri geldi cayır cayır yandım.. işkencelerden i..
Hiç yolda yürürken ayağınız çamura saplandı mı? Çamurlu bir yolda, ne kadar sakınsak da çamur gelir, vıcık vıcık ayağımıza bulaşır! İşte böyle çamur gibi insanlar vardır yakınımızda yöremizde! Vı..
Erbâb-ı kemâlî çekemez nâkıs olanlar Rencîde olur dîde-i huffâş ziyâdan ziya paşa Düşünce ürünleri ucuzlayıp da sokaklara dökülmeye başlayalı yıllar oluyor. Sokak tezgahları..