Rakı işte canım, alt tarafı bir içki... Koyarsın bardağı, dikersin başına... Hayır olmaz! Rakı içmenin de, rakı sofrasının da kendisine özgü bir adabı, bir terbiyesi ve bir kültürü mevcut. Bardağı..
Sulamak sözcüğü belirli bir şeyi ifade eder. Su dökmek ise, başka bir şeyi… Hele hele “su koyuvermek…” O tamamen başka! Hepsinin içinde su var. Tamam, doğru. Ama insan yavrusunun bedenindeki su oran..
Türk Dil Kurumu sözlüğü’nün 1456. sayfasında “terbiye” sözcüğünün iki anlamı olduğundan söz ediliyor. Sözlükte yer alan birinci anlam, Eğitim almış olma halini kapsıyor. İkinci anlam ise..
Çok seslilik nedir?.. Aynı notanın, birden çok kişi ve müzik aletleri ile birlikte çalınması. Hayır değildir! Aynı melodi, birden çok insan ve alet sesinin iştiraki ile çalınır ..
Bir insan niçin yazı yazar?.. Konuşarak kolayından derdini anlatmak varken, insanoğlunun kendisini, kendi eli ile zora sokmasının nedeni ne ola ki?.. Ünlü edebiyat adamı..
“Bana öfkenizin nedenini ya da sevincinizin kökenini söyleyin, size kişiliğinizin kaç okka çektiğini söyleyeyim…” Böyle diyor eski bir Yunan filozofu. Bir insanı kızdıran, tepkisini..
Her şey birbirinin tıpkısının aynısı olacak: Basit, kolay, sıradan ve yavan... Filmler, dergiler, romanlar, şiirler… Tıpkı hayatları gibi sıradan, bayağı, tek düze ve sığ… O küçücük..
Henüz daha içine yemek konmamış tabağımı, henüz içine su konmamış bardağıma vuruyorum... Çınnn! Televizyonun “özgün” dizileri ile magazin programlarının “süzgün” içeriklerini tokuşturuyorum..
En yüce değer emek. Her işin başı emek… Ve gerçekte insanın bedensel ve ruhsal sağlığına giden yolda en önemli faktör yine emek… Adam çok milyonlu bir piyangoyu kazanıyor.
İnsanlar niçin el sıkışır? Aralarındaki insani [ve beşeri] iletişimi “dokunarak” pekiştirmek için… Peki, nasıl el sıkışılır? Bir kişi elini diğerine uzatır. O kişiye..