Yaşam boyu içimizdeki pek çok duyguyla baş etmeye çalışıyoruz her birimiz. Yeri geliyor nefretten arınmaya, affetmeye yöneliyoruz. Yeri geliyor içimizdeki öfkeyi bastırmak adına en olmadık yöntemle..
Yepyeni bir yıl 2014. Kucaklamamıza çok az bir zaman kaldı. Sımsıcak sevgisiyle geliyor. İçindeki bin bir rengi ve mucizesi de cabası. O güzel tınıları duymanın; gökkuşağı misali renklerinin içinde..
Hani çok bildiğimiz bir tabir vardır uzmanların öğütlediği. ‘’Teflon tava gibi olacaksın, dertleri üzüntüleri ve varsa kaygıları üzerine yapıştırmadan kurtulacaksın. ‘’ Bırakın bu tabirin yakınında..
Eskiden sadece bir roman ismi olarak hatırladığımız iki kelime. Amerikalı ünlü kadın yazar Louisa May Alcott'un nesilden nesile aktarılan çarpıcı hikayesi. Bir klasik aynı zamanda, çocukluk yılları..
’'Kendi kendime konuştum bazen evimde, Hem kızdım hem güldüm halime, Sonra dedim ki “söz ver kendine” Denizleri seviyorsan, dalgaları da seveceksin, Sevilmek istiyor..
Korkularımızdan nasıl mı kurtulacağız? Cevabı ünlü Hintli düşünür Osho’nun özel satırlarında saklı; ‘’Kendi karanlığından KORKMA. Hepsi sensin. Dışarıda tehlike yok. Hiç kimse zarar veremez..
Yepyeni bir kelime ve derinliğinde düşüncelerimizi alt üst edecek yepyeni bir yasa… Hayata bakışımızı etkileyecek, pozitif enerjimizi korumamızı oldukça kolaylaştıracak bir yöntem olduğu için payla..
Hani konuşurken ya da birbirimize öğütler verirken, ‘yeter ki hayal kur, ucu bucağı olmasın’ deriz ya. Hayallerimizde hiç olmadığımız kadar özgürüz aslında. Bizi kısıtlayan kimse yok. Ama nedense b..
Okumak, yazmak ve bu arada araştırmak… tıpkı bir zincirin halkaları gibi. Biri diğerine bağlıyor beni. Adeta aklımdan yakalıyor ruhumu da içine katıyor. Gördüğüm her yeni kelime, her yeni bilgi ben..
Yaşantımızın tek sorumlusu biziz. Bizim düşüncelerimiz. Her yeni güne onlar şekil veriyor; biz istesek de istemesek de. Farkında olduğumuz düşüncelerimiz için sorun yok elbette. Ama farkında olmada..