Niye çok istediğimiz şeyler olmuyor? İstemediklerimiz ise büyük bir azimle oluyor… Farkında olmadan, olumsuz bir enerji mi yaratıyoruz çok istediğimiz şeylerin olmasını engelleyen? Hani bazı felsef..
Buna kağıt ölüyor da diyebiliriz aslında. Basılı yayın, kağıt üzerindeki yazı; bilgisayar ekranına, televizyon ekranına, cep telefonu ekranına, ipod ekranına vs. yenik düşüyor da diyebiliriz. Dikka..
“Bence artık sen de, herkes gibisin…” Bir insana verebileceğiniz en büyük ceza onu, ona ait özel yerinden alıp sıradanlığın tatsız suyunda, diğerleriyle aynı kefeye koymanızdır. Bizi değerl..
Kalktım bir çay yaptım kendime, bir şaki gibi dikilip camın önünde geceye, adını yazdım buğusuna camın… Parmak uçlarım acem işi hançer oldu, kanattım adının camda nefesime karışan gölgesini, o an s..
Bir sözdür, ya da hiç beklenmedik bir hareket. Temelde hayal kırıklığı vardır. Ve o an durur dünyanız. Gözleriniz donar kalır. Sizi “en çok kıranlar”, hep “en çok sevdikleriniz”dir. Bu, değişmez, l..
“Adam hiç konuşmadı. Kadın da. Kadın yemek hazırladı. Adam yemeyince, kadın da yemedi. Sanki zaman durmuştu ikisi için de. Bu his; diri diri bir mezarda bulunmak gibiydi... Bir koridorda; basık, ha..
Yok sana olan hislerimi anlatacak bir kelime dil denilen zavallının elinde. Ben seni sevmiyorum; sana aşığım! Seni sıradanlığa nasıl yakıştırırım? Örneğin; elmayla seni nasıl bir tutarım? Ki ben el..
İşkencede, bir ideal uğruna hapislerde/sürgünlerde ya da işiniz uğruna gecelerce uzaklarda/şantiyelerde mesela... Fakirlikte, yoklukta, yoksullukta, yoksunlukta, yalnızlıkta, kayıplarınızda, kırgın..
Her zaman oynanmıyor Pollyannacılık, üzgünüm. Üstüme demir ağırlıklar gibi çökünce bazı şeyler, yapay gülücükler konduramıyorum yüzüme. Bunu yapmak da istemiyorum. Şapşal bir ikiyüzlülükle kandırma..
Hiçbir şey olmayacak. Dünya yıkılmayacak. Göktaşı falan çarpmayacak. Yaşlanıp soğuyana kadar bu zavallı küre ve hapisliğindeki aciz bizler; bütün acılar tüm yalınlığıyla ve gerçekliğiyle duracak or..