İnsanı insan olarak sevmek durumundayız. İnancımız gereği, yaratılanı sevmek zorundayız. Hele yaratılanı yaratandan dolayı sevmeye çalıştığımız zaman, gerçek kimliğimize kavuşmuş, s..
Çok şey bildiğimizi düşünüyoruz. Kimsenin bizim kadar anlamadığına kesin kanaat getiriyoruz. Başkasını bizim gözümüzle bakmadıkları, görmedikleri için, belki de çok hayıflanıyoruz.<..
Çok konuşuyoruz. Boş sözler sarf ederek, yoruluyoruz. Hem kendimizi, hem karşımızdakini yoruyoruz. Ne konuştuğumuzu çok zaman biz de bilmiyoruz. Maksat “laf olsun to..
Fanidir hayatı, deryayı deniz. Renkler cümbüşünde, ummana dalan. Çözülmez bilmece, her zaman giz. Misafirsin ey ins, aç gözün uyan Hayat, evet yaşadığımız şu hayat…..
Bütün yarışmalarda olduğu gibi bu fani dünyanın da bir başlangıcı bir de sonu vardır. Kimileri kazanıyor, ebediyete ulaşma adına bu yolda azığını hazırlayıp göç ediyor. Kimileri de ..
Yaşadığımız ortamda bir araya geldiğimiz, kıraathane, çay ocağı, arkadaş meclisleri sohbet ortamlarını oluştuğu birçok yerde, birbirimize sayılamayacak derece çok söylemlerde ve şakavari çeşitli ha..
İnsanlar, sayısız işlerde çalışır. Kimini severek, kimini sevmeyerek, mecburiyetten yapar. Mesele ekmek parası olunca, yaptığın işi sevip sevmemen, o kadar büyük bir önem arz etmiyo..
Misafirliği ve misafirperverliği bizim milletten daha fazla seven kimse olmadığı inancındayım. Hem dinimiz gereği, hem de geleneklerimiz gereği, misafirimize haddinden fazla ilgi, alaka gösterir, d..
İnsanlar, fıtraten iyi ve iyiliğe meyilli olarak doğarlar. Sonradan, doğduğu aile, büyüdüğü mahalle, sokak, çevre, yetiştiği toplum ve edinilen tecrübeyle; ya iyi olur veya kötü olurla..
İnsanları diğer canlılardan ayıran sayılamayacak derecede çok ve belirgin özellikler vardır. Bu özelliklerin en başında, insanın kendini bir yere, bir topluluğa ve bir aileye ait olma olgusu olan a..