Sakin bir ortamdayım. Ortam İstanbul. Oturmuşum. Şimdi ayaktayım. Penceredeyim. Denizi seyrediyorum. Adalar ötede. Evet, Ahmet Muhip Dıranas'ı düşünüyorum...Fahriye Abla...Fahriye Abla! Fahriy..
Saat 17.30. Tam ama. Ne bir geçiyor ne de geliyor; tam saat beş otuz.İşyerindeyim. Sessizlik. Aynaya bakıyorum. Tuvalet masasının aynasına. Başka bakan var mı?Burası bir mobilya mağaza..
Babamla biz ölümü konuşamadık.Şimdi İstanbul sıcağında aklıma düştü, niye?Biz doğru dürüst konuşamazdık ki..."Daha yeni geldin yoldan oğlum, dinlen, nasılsa zamanımız var, sonr..
Aşk'a sokuluyorum... İstanbul'un yüzü gülüyor.Aşk, "Aşk"ı yazsana, diyorum.Okuyorum, diyor, yazan yazmış zaten.Olsun, diyorum, ben senin kaleminden okumak istiyorum onu.
"Ne olursa olsun, erkek olmak olanaksız bir şey. Hiç kimse bunu başaramıyor." Nina Berberova, Eşlik Eden romanından bize aktaran Hande Öğüt; Varlık haziranda...Bize bakınca, bizde her şey kola..
Aşk biraz orada dursun; sabır, uyum, huzur, hoşgörü ve tevekkül gelsin; konuşacaklarımız var.Sana ayna olacak insanı buldun mu?Korkma! aramayı sürdür, ucunda ölüm bile olsa. Hem sen "A..
Memnun muyuz bu hayatımızdan? Bu duruş, bu gidiş, bu susuş, bu kavga, bu sevgi bizim mi? Sahiplenebiiyor muyuz hayatımızı? Direkler, çok uzun bu direkler; bilmem hiç..
Komik duruyorsun sahnenin ortasında. Garibi, garibim seyirci yok! Seyircisiz, ışıksız sahnenin tam ortasında duruyorsun, o ilk alkışa hasret. Tam zamanında insanlar akın edecekler salona ve ..
Göbeğindeki deniz kabuğu benim. Güldürme beni. Deniz dolusu gülüyorum.... Deniz dolusu gülmek yakışıyor sana, özellikle hüzünlü duruşuna. Durmuyor, yatıyorum. Altındaki beyazl..
Neysem oyum. O zaman oyum sana. Oyun mu oynuyoruz? Polyanna nerede? İçimizde en keyifli olanlar, çocuklar!.. (Polyanna durumları mı?) O zaman hadi çocuk olalım. Ol!...de,..