Dört yapraklı yonca adeta şansın simgesi olmuş hayatımızda. Ender rastlandığı için olsa gerek. Çoğumuz olumsuz her olayı şanssızlığımıza yükleriz. Her şeyden önce yaşamda yer almanı..
Evet bazen tökezleyip düşüyoruz. Yaralar açılıyor ruhumuzda. Ama hepsi bir ders sonrası için. Hepsinden biz sorumluyuz. Dolayısıyla o anda bile şanssız değil çok şanslıyız ki, uyarıldık bir..
Bu yazımla şahane bir kadını kucaklayacağız. Kırmızı peruğu, çarpıcı kırmızı ruju ve kendisine sunulan hediyeleri bir çocuk sevinciyle kabul eden halleri ile sıra dışı bir karakter. ..
Ben aynalarımı seviyorum. İyi ki varlar. Onlar sayesinde hayata bakış açım, her geçen yeni günle beraber değişiyor çünkü. Geçmiş yıllardan bugüne; yaşadıklarımız, ilişkilerimiz, çevremizde ..
Dileğim sürekli titreşen evrene ve hepimize gelsin. Canlı cansız aklımıza gelen her şeyin titreşirken enerji yaydığını artık biliyoruz. Eğer bu titreşimler, olması gereken aralıklarda ve ha..
Beynimizde hafıza ve duyguların saklandığı minicik badem şeklinde, şirin mi şirin iki bölge vardı. Hatırladınız mı? Amigdalamız onlar evet. Hafıza ve duygularımızın saklanıp, serbest bırakıldığı bu..
Eski bir Kızılderili sözüymüş. Okuduğumda bayıldım. Anlamı ile nasıl da bütünleşmiş. ‘‘Ruhunu gördüm yani SENİ SEVİYORUM.’’ Dünya da bundan daha sıcak, daha KALBE dokunan bir söz va..
Birazdan anlatacağım öykü gerçek yaşamdan mini bir kesit. Belki hepinize çılgınca gelecek ama ben değerli buldum. Yaşımız kaç olursa olsun hayalimizi yakalayabildiğimizin çok hoş bir örneği..
Kalıplaşmış Latince bir deyim aslında. Evet belki siz de benim gibi ilk defa duyuyorsunuz ama; inanın bana hepimiz bir şekilde bunu kullanmışız. Belki de hala kullanıyoruz. Çünkü ön yargıla..
Yaşam sanatçısı olmak adına, ruhumuzu güzelleştirmenin yolundaysak eğer; yolumuzda bir anlaşma daha var. Beşinci anlaşma. Bloğumda daha önce paylaştığım ve artık hep zihnimizde olan..