Geçer sandım… Bi aralık sızmıştın yüreğime… Hesapsız ama kitaplı girmiştin… “Hiç duymamıştım” derken yalan olmasın duymuştum da duymamaya adamıştım o duyguları… Usul usul kaptırdım ..
Ben sustum... Sen haykırdın... "Ben seni çok sevdim*" derken nasıl da telaşa kapıldı yüreğim... Görsen yeni yetme fırlama bir çocuk edasıyla elimi kolumu nereye koyacağımı şaşırdım... Kulak..
Son kırgınlıktı... Uzun zamandır tadını unuttuğum bir duyguydu; aşk... Kelimeler dolusu cümlelere binmiş geliyordu. Ben aşkı yüz metre öteden tanırdım da " bazen dünyanın en uzak yeri ..
Biz seninle zıtlıkların başkentiydik sevgili… Geceler uzanır, sokulur girerdi koynumuza… Hayatmış, yaşamakmış bir sevdanın içinde duble yollarda tekil kalmakmış ha! Ne ararsan vardı bizde…<..
Yaya geçidinden geçiyordum... Bir an durdu sandım saat... Bir an yeşil ışık dondu, insanların adımları havada kaldı ve gözlerim o güzelim yüzüne kondu... Bunca insan içinde sevgil..
Önce çok sevmeyle başlar her şey; Sonra! Seni seven yüreğim elbet gömer seni sevdiği o yere... Nasıl sevmeyi biliyorsa inan gömer öyle de... Adına aşk denen o hayaleti bir çırpıda ö..
Korkağım bu günlerde hem de çok korkak... Öpücükle sevdiğimi öldürecek kadar... Kimileri cesurca bulabilir bu halimi ama korkağım hem de çok... Şimdi böyle deyince zihnim nasıl da oynuyor o “ölüm” ..
İşte şu kadar uzak kalabilirdim gözlerine ama "Bakışların gittiğin yerden uzak..." benimse cümlelerim yorgun, parmaklarım kırılgan... Metro kalabalığında aklımın merdiven boşluğunda ya..
Hayat; nasıl da korsan ellerde basılmış şiir kitabı gibiydi... Ne kâğıdı kâğıt, ne hamuru hamur ne de ustası gerçekten ustaydı... Hani şöyle çevirip sayfalarını koklamaya kalksan o kurumuş gülden h..
Derman aradım… Ellerim çarmıha gerilmiş İsa gibiydi gidişinin ardından… Ne acılar içerisinde kaldı. Ne çok yokluğunu sevdi… Ama hiçbiri teninin verdiği tadı vermedi… Durdu aklım; za..