Onlar çardakta oturup çay içiyorlardı, bol bol gülüşüyor, şakalar yapıyorlardı birbirlerine, uzaklara dalıp giden birisi yoktu içlerinde, uzaklara dalan var mıydı bilmem ama giden yoktu. Bu..
Biz bir şeylerin farkına vardığımızda geçmiş oluyordu zaman. Yenik düştüğümüz için değildi zamana. Zamanla yenik düştüğümüz içindi her şey. Sonradan anlıyorduk olanı biteni her zamanki gibi..
Sabah olmasın be usta! Sabahlarımızı çalsın tüm zaman hırsızları. Üzerine geceden kalma yorgan örtelim sabahların, güneşi de karartalım, gözlerine mil çekilsin gündüzlerin ve gündüz gö..
Yerin üstüydü memleketi, göğün de altı. Her yer gurbet, her yer sılaydı ona. Çaldığı tüm kapılar kendi evi gibiydi, kendi evinde misafir olduğu da doğru. Valizinde tek kişil..
Bir elimde yağmur, güneşi kovuyordum tüm kovuklardan, yağmur savuruyordu saçlarımı. Güneş kavurmasın diye rüzgâr alıp elime el sallıyordum güneşe. Yoktum aslında ben. Kendiliğimden yok olmu..
Büyük insanlar, büyük insanlardan söz ederken; “O kadar imkânı olduğu halde, makama, mevkiye, mala, mülke tamah etmedi.” Derler. Küçük insanlar da küçük insanlardan söz ederken;..
Güneş her zaman kendisine verilen görevi yerine getirmek için doğuyor. Sizin yaşamınızın, yaşam tarzınızın ve çektiğiniz acının, yaşadığınız sevincin, zengin olmanızın ya da fakirlik çekmenizin gün..
Böğründen ok yemiş bir ceylanın iştahla karnını doyurduğu nerede görülmüş? Nerede görülmüş, işgal altındaki bir şehrin geceleri ışıklandırıldığı? Zemherinin, karakışın ortasında vur..