Zaman… Zaman su gibi… Su gibi… Akıp gider. Bazı bazı dere yatağındaki taşlara takılır, Hayatın dikenli tellerine asılır gibi. Kâh bir nefes solukla..
Zaten hep ağlamadın mı ki? Gözyaşlarını elinin tersiyle silip de ‘’ben güçlüyüm’’ demedin mi yıllardır? Herkese. Çevrene. Hatta en yakınlarına bile. Kim bildi ki içinde kopan fırt..
H A Y A T… (H)ani saatler durur bir an, mefhumunu yitirir zaman (A)cılar yüklenir omzuna, taşıyıp taşıyamayacağına bakmadan (Y)eminlerin, verilip de tutulmayan söz..
Kimi eski… Kimi boyalı… Kiminin kanadı kırık. Kimi kapalı. Bazısı kocaman. Bazısı da dapdaracık kapılar. Demir kapılar. Ahşap kapılar. Kiminin eşiğine bastığında beyaz sabun kokar, ..
Hayat bir tiyatro sahnesi… Ve.. Bu sahnede kimi zaman komedi, kimi zaman trajedi çoğu kez de dram sahneleniyor. Üstelik gönülsüz rol alan figüranlara rağmen. Oyunun sonu her vakitte ölümle neticele..
Yıkık dökük harabelerin arasında; hayata tutunmaya çalışan, titrek yapraklarıyla, Güneş ışığını arayan, bir cılız papatya idi ''O''... Son kez baktı gökyüzüne doğru. Artık dayanacak ne gücü..
BEN DAHİL, HEPİMİZ SIKILDIK BU HAYATTAN... Sen de dahil, o da, öbürü de! Koş, koş, koş... Nereye kadar? Nereye kadar bu çırpınış? Vurdumduymazların olmuş dünya! ..
HANİ ÇOCUKLUĞUMUZDA, ŞANS, TALİH, KADER, KISMET... 5 kuruşa.. DİYE BİR OYUN VARDI. Elimizde, dibi tükenmez kalemin kapağı ile desteklenmiş; mini minnacık kalemlerle, O yaldızlı kağıt..
Lambada cin var! Dedi ki; bilirim ben her şeyi! Dedim ki; mesela neyi? Dedi ki; akla hayale gelmedik her bir şeyi! Dedim ki; peki… -Söyle bakalım; ..
Şimdi, aklından bin bir tane konu geçecek. Acaba hangisiydi? Diyeceksin! Bilemeyeceksin…! Bilemezsin! Önce… Yıllardır sırtımda taşıdığım, ‘’KEŞKE’’ lerle dol..