Mutluluğun resmini çizdik, hiç silgi kullanmadık, ötesine geçtik hayallerimizin… Asfalt yollar yaptık, uçtuk bulutların üzerine çıkıp, dalgalara karşı koyup kulaç attık, gidemedik! Kumdan kaleler..
Kasım ne de hoş duruyor öyle rengârenk renk cümbüşüyle, tam gidilesidir mevsim, tam da… Bırakıp geriye her şeyi. Yağmurlar soyunup ayazlar giyerek. Kar, kış, kıyamet, tufan geride kalan. Önce..
İçimizdeki harabeleri gömdük biriktirdiğimiz sularla, surlar ördük set çekip önümüze, geçmişimizi, yıkıntılarımızı gizledik. Gözümüzü kırpmadan, iyisine kötüsüne bakmadan yıktık ne varsa. Kar..
Zamanla iyileşir dedik, zaman en iyi ilaçtır dedik, danışmanımız zamandı, danıştık, danışıklı bir dövüşten kalma süreklilik arz eden dertler kabuk bağladı. Geçer dedik, örttük üstünü, üstün körü..
İyi insanlar sahiden iyi atlara binip gittiler mi? Gitmeli miydiler? İyi miydi atları, atlıların altlarında uzadılar mı yollar boyunca? Geride tortu mu kaldı, insan yığını ya da iş bilmez, işgüzar ..
Yokuş yukarı koşuyorum ayak bileklerime bağladığım taşlarla. Soyut kalabalıkları yararak, nefes nefese. Rüyalardaki çepeçevre saran ahtapot kollarını bir bir keserek koşuyorum. Kestikçe çoğalıyorl..
Sen umut dağıtıyordun, dağıtıyordun gördüm yollarda, kendini dağıtıyordun, dökmüşsün yüzünü bir köşede, kafanı dağıtıyordun… Bir daire çizmişsin etrafına, bir duvar örmüşsün, kimseyi yaklaştı..
Seni parçalanırken görmüşler, parçalarken hayallerini, boş yere kendini parçaladığını görmüşler. Farkında değilmişsin hiçbir şeyin, kendini paraladığının farkında değilmişsin. Kendine iyilik etm..
Konuştukça açılıyorsun, tüm pencerelerin açık, gökten içine doluyor yıldızlar, yıldızlarla dertleşiyorsun, yağmuru alıp içine yeşertiyorsun tüm çalılıkları. Dikenler çoğaltıyorsun konuştukça, ..
“Bir insan yaptığı işlerle, sergilediği tavırlarla şayet övülmek, kabul görmek, onaylanmak istiyorsa; bu kişi tutunamaz, kabul görmez, kimseye yaranamaz.” Böyle söylüyor Montaigne o meşhur Den..