Gece usul usul süzülüyor odama yine.. Sesiyle irkilip açıyorum kapıyı.. Kapının kolunda bir yürek izi, hüznünüde takmış peşine.. Neden bilmem tanıdık geldi bu sahne.. Ve yine eski bir tanıdığı ağırla..
Yine ıssız bir gecenin koynunda kulakta tanıdık bir tını ile yazıyorum sana.. Sabahında başkalaştığım gecelerden biri olmasını dileyerek özenle seçiyorum uçuşan kelimelerimi..Bahar geldi gelecek d..
Hüzünlerimin koynunda bir gece daha.. Gelişlerine yüzdürdüğüm o kağıt gemiler gibi savunmasız bu küçük yüreği bırakıyorum yüreğinin sularına.. Kırdığım kalemleri sıkıştırıp parmak uçlarımla son ke..
Aklım başımda değil kiSebebini bilmiyorumBize nazar değdi inanAdım gibi biliyorumNe güzeldi diyerek bir ahh'la başlıyorum yazmaya bu gece... Hayalini alıp karşıma herşeyin başladığ..
Sana geldim sona Sen de yeryüzüdür gövde bulan Ey Suların sonsuzluğu Bakışlarım demir atsın gözlerinin limanına Fırtınalar yorgunu yüreğim ; Sana Gözlerini kapayan sadece kendine..
Bu gece karanlıklarım daha bir koyu sanki.. Bu gece diğerlerinden daha sessiz.. O pamuk ipliği koptu kopacak galiba.. Bastırıp içimdeki yangınları, uzun bir veda cümlesi olarak düşecek yaşlarım kalem..
Herşey yapılabilir bir beyaz kağıtla demişti Yılmaz Erdoğan. Yeni yeni anlıyorum aslında tüm benliğimin o beyaz kağıt üzerine ışımasını. Her halimi fütursuzca döktüğüm o beyaz kağıt. İşte başındayım y..
Uzun susmaların ardından gelen sessiz birer çığlık gibi bu gece mısralarım. Biraz hoyrat bu gece kelimelerim. Sesleri yüksek mi çıkıyor ne. Kağıdın kalemin kokusu unutulmaya yüz tutmuşken eski bir..
Gün yerini bırakırken karanlığa başladı yine beynimdeki dansın. Zamanın da değiştiremeyeceği şeyler vardır derlerdi, inanmazdım. Şimdi anlıyorum; üzerinden ne kadar zaman geçse de her figür kazınmış ..
Gün geceyi bulurZaman canım alır dururBir deli yoldur dünya yürürüm, yürürüm yorulmadanBir yanık düştür sevda görürüm, görürüm uyanmadan.. Zamanın o acımasız devinimlerinin arasında..