Kelime anlamı yetmiyor tarif etmeye, bu akşam herzamankinden çok daha koyu, çok daha kıvamlı, yapış yapış bir çaresizlik var üzerimde. Evin hangi odasına gitsem peşimden geliyor, uykulara kaçmak is..
80'li yıllar, İstanbuldayız. Sadece açık adres yazarken değil günlük yaşamda da 'mahalle' diye içi dolu bir kavram var o zamanlar. Bahçede oynayan çocuklar, camdan cama sohbet eden ev hanımla..
Eskinde, biri '35 yaşındayım' diyince vay be yolun yarısı diyordum, artık genç değil o bir yetişkin, olgun, karakteri oturmuş, aklı başında falan filan. 33 yaşımda kendimde bunları görüyoru..