Anılarla yatıp kalkıyor, gerçeklerle günü birlik, hayalleriyle ise uzun vadeli ilişkiler kuruyordu. Eş, metres ve iş hayatını birbirine karıştırmadan evliliklerini yürüten insanlara hayret ediyordu..
Ertan Bey, kulağında ahize hararetli hararetli konuşuyordu. Bir yandan da büklüm büklüm olmuş telefonun kordonunu eliyle düzeltmeye çalışıyordu. Bir an için parmaklarının arasına doladığı kordonla..
Berna, işyerinde harıl harıl çalışıyordu. Çalan telefonun sesiyle irkildi. Karşısındaki kişi şube müdürü Fatih Beydi. - Berna Hanım, bir araştırma yazısı yazıyorum da beynim durdu. Peşin peş..
Güneş, odanın içindeki hâkimiyetini floresan lambaların beyaz ışığına bırakarak çekip gitmişti. Zehra, önündeki yazıyı okumakta gittikçe zorlanıyordu. Masası da kafasının içi kadar karman çormand..
Kristal avizeden süzülen gökkuşağı rengi ışık tüm güzelliğiyle salonu aydınlatıyordu. Açık renk koltuklar ve beyaza boyanmış duvarlar insanın içini rahatlatıyordu. Sehbanın üzerinde oldukça sade bi..
Zihninde uçuşan düşünceler, kozasından yeni çıkmış bir kelebeği çağrıştırıyordu. İçi kıpır kıpırdı. Her şey ne kadar da çabuk gelişmişti? Aşk, sevdiğinin bal rengi gözlerinden bir anda gönül pete..
Siyah ceketinin içine giyindiği bembeyaz gömleği ve uzun gerdanını süsleyen inci kolyesiyle hem şık hem de oldukça ciddi bir kadın profili çiziyordu. İnce ve zarif parmakları, önündeki dosyadan bi..
Keşke her şey “Kahvenizi nasıl arzu ederdiniz sorusuna verilebilecek cevap kadar sade olabilseydi. Mutluluğun da kişiye göre değişen damak tadı olabilir miydi acaba? Yoksa hayatın tadı olmadığı içi..
Oyunda rol alan bütün oyuncular tekrar sahneye gelmişlerdi. Seyircileri selamlayıp, birbirine kenetlenmiş ellerini havaya kaldırdıklarında salonda büyük bir alkış tufanı kopmuştu. Oyuncu ve s..
Egemen ve Serap'a uzun yola küçük çocukla çıkmanın güçlüğünden bahseden o kadar çok kişi olmuştu ki. Ama onlar belki de çok şanslı bir çiftti. Evde hareketli olan çocukları arabada neredeyse hiç kı..