Zehra bir kuyumcunun vitrininde gördüğü bileziğe dalıp kaldı. Bu bilezik Sema'ninkinden daha güzeldi. Üzerinde zümrüt taşların olduğu, altın bilezik çok zariftı. Sema'nınkinde zümrütler yoktu diye ..
Bir kuyumcunun önünde konulmuş sandalyede yarı baygın oturan Zehra duyduğu bir sesle irkildi. Dikkatle dinleyince bunun bir anons olduğunu farketti. Bütün Kapalıçarşıya yayılan bu anonsta t..
Genç kadın bu yabancı ülkeye gelip yerleşeli bir kaç yıl olmuştu. Yıllar önce ülkesini terk edip denizler ötesi bu ülkeye yerleşme amacı sevdiği adamın peşinden gitmekti. Karen'di genç kadı..
5 Yaşındaki oğlanın adı Murat,7 yaşındaki kızın adı ise İrem idi. İki kardeşti bu güzel çocuklar. Her ders elele tutuşup beraber sınıfa girerler ve bir anda oda ışığa boğulmuş gibi olurdu Karen iç..
Yaşlı kadın, elindeki gazeteyi bırakıp, oturduğu koltukta arkasına yaslandı ve gözlerini kapattı. Bir süre Akasya ağacında toplanan kuşların seramonisini dinledi ve düşündü. Bugün yaşamında..
Yaşlı kadın bir süre sonra daldığı koltukta ürpererek uyandı. Hava serinlemeye başladı diye düşündü. Akşam da bastırıyordu. Bu saatleri çok seviyordu. Günün sıcağının etkisini kaybettiği, yavaş yav..
Çocuklarım diye düşündü. İki tane kızı vardı yaşlı kadının. Aralarında 10 yaş fark olan iki genç ve güzel kadın. İkisi de iyi birer meslek sahibi olmuş, ayaklarının üzerinde duran, özgüven sahibi i..
O Sabah Ayşe uyandığında bir süre yataktan kalkmak istemedi. Geceyi çok kötü geçirmiş, doğru dürüst uyuyamamıştı. Zaten son günlerde uykuları iyice azalmıştı. Yatakta uzun uzun yatmak istiyordu bug..
Ayşe yatakta yatıp aklından bunları geçirirken birden karnına saplanan şidedetli bir sancı ile kıvrandı. Müthiş bir gaz sancısı idi birden gelen. Dün gece acıktığında yediği leblebiler aklına geldi..
Geldik öykümüzün sonuna. Ayşe gözlerini açtığında etrafında bir sürü yüz gördü. Hayal meyal görüyordu etrafındaki çehreleri. Bulunduğu ortam çok aydınlıktı. Heryer beyazdı. Sanırım öldüm, c..