Sabahtan beri yağmur hiç dinmek bilmemişti. Henüz öğle saatleri olmasına karşın gökyüzü kasvetli bir kurşunilikteydi. Biraz öncesine kadar durgun bir göl gibi olan soluk mavi deniz, giderek huzursuzla..
Bilmediğim bir kentin ıssız bir sokağındayım. Saat gece yarısını geçeli çok olmuş sanırım; ortalık o kadar sessiz ki! Sadece nefesimin sesini duyabiliyorum. Ne bir köpek havlaması, ne de bir korna … B..
Şiddetli bir baş ağrısıyla gözlerini açtı. Yatakta sırtüstü yatıyordu. Sağ kolu uzun süre aynı pozisyonda durduğu için uyuşmuştu. Kolunun kendine ait olmadığını hissetti bir an için. Yüzünü buruşturar..
Gözlerini avucunun içindeki anahtara dikmiş öylece oturuyordu. Dalgın hareketlerle anahtarın parlak yüzeyine, girinti çıkıntılarına parmaklarıyla dokunuyordu. Pencereden süzülen gün ışığının metaldeki..
"Gidebilmeyi bilmek gerek" diye mırıldandı kendi kendine. Yüz göz olmadan, kavga kıyamet kopartmadan, fırtınalarda daha fazla kaybolmadan gidebilmek... Ruhunu daha fazla örselemeden, içindeki herşeye ..
Ben bir su damlasıyım... Şu koskoca dünyanın yansıması, minicik gövdemde saklıdır; bilirsiniz. Sevdalım bulutla vedalaşarak yağmur olur, yeryüzüne süzülürüm usulca. Yeri gelir kavgacı olurum. O zaman ..
12 Ocak 2007 Neredeyim ben? Burası da neresi? Her taraf kapkaranlık! Bir şey göremiyorum ki… Ne işim var burada benim? Peki, ne kadar zamandır buradayım? Hiç bir şey bilmiyorum. Korkmalıyım belk..
“ Çok klasik bir çöp çatanlık çabasıyla başlamıştı aslında her şey. Her ikisini de tanıyan ortak bir arkadaşları aracı olmuştu o gece bir araya gelmelerine. Tuhaf bir şeyler döndüğünü sezmesine karşın..
Anadolu’nun herhangi bir kentinde herhangi bir ev… Sıradan… Hepimizin evleri gibi, orta halli… Temiz ve düzenli bir ev; aydınlık. Orta yaşlı hafif topluca bir kadın bir yandan üstü başı un içinde bakl..
Orta yaşların sonlarına yaklaşmakta olan kadın, elindeki tığ işinden başını kaldırıp, yakın gözlüklerinin üzerinden nemli gözlerle balkona doğru baktı. Çok da büyük olmayan ama büyük bir çam ağacına y..