Dün gece Kendi kendimle yalnız. Bir de Yine kendim, Öylesine hasret bir sese... Nasıl da büyüdü ? Odalar, koridorlar, Merdiven, asansör, gökdelen. Kat be k..
Sadece onlar vardı Dilde Ve sadece onlar. Başkaları yoktu sanki... Yazdılar yazdılar Hep kendilerince kurdular Koza gibi ördüler Sonunda kelebek oldular Şiirde...
BalkondaSaksıdaki çiçek dalına yapışıkKozasından sıyrılıp çıktıKelebek...Odanın tavanında parlayanIşığı gördü, sevindiIşığa yöneldi açık pencereden..
Durmam Ben gidersem buralardan Sahiden giderim. Oysa Buraları severim Bu hava, bu deniz, bu güneş Ayrılamam. Yok yok Ben gittim mi Tam giderim Havay..
Yukarıda para- toner Gözler; O döner, bu döner Bu işte çok para döner Aç gözler dönme dolapta Fırıldak gibi döner... Sen utanırsın, başın döner Bu devran hep böyle..
Odamdayım, çaresiz... Kahvemi yeni içtim Şiir yazmaya kalktım Olmadı. Pencereden dışarı baktım Hava bulutsuz, sıcak mı sıcak ! Kırlangıçlar siesta'da Ellerimi oyal..
Onaltıncı asır Deskartes "Düşünüyorum Öyleyse varım." Yıl ikibinon Korkarım... 12.07.2010 / İzmir..
Bir gün, gün olur, Çeşme'ye gelirseniz Burada her şey, Güneş, rüzgâr ve deniz... Artık hiç bir şeyi dert etmezsiniz. Sabah kalkarsınız, pırıl pırıl Güneş..
Bu Çeşme, bu Alaçatı Nedense Bana görünür Çok yakın, çok mavi. Buralarda Başka renkler de, çoğu mavi... Alaçatı'da sörf, mavi, Dalyan'da çipura, Gümüş mav..
Bir türlü uyuyamıyor Yatakta dönüp duruyordu... Bu arada Koyunları sayarken Keçileri kaçırıyordu... 11.08.2010 / İzmir..