Yıkadılar kundağa sardılar kundağı ak bir ketendi usulca yatırıp beşiğine oturup kapı eşiğine ninniler söylediler kulağına ezan okundu çocuğa ismi kondu..
asırlar boyu bir ile bir bir olur da daima iki eder matematik sorar ; hey fizik n’aber !.. kâinat ise değişmez sabreder ..
Geçmiş /zaman taşıdı aşkı di-li geçmiş zamandan hamal mı yürek ? Şimdiki /zaman coşuyor kanı sevdanın tam zamanı söbelen/meden ! Gelecek /zaman maya..
iş buldu ekmeği taştan eş buldu güzeli baştan çıkardı aş buldu kaşığı aştan taş buldu suyunu taştan çıkardı baş buldu gözünü kaştan kaş buldu<..
Şişkin herşeyi varmış ense, göbek kabarmış mayalı hamur Pişkin yağmur sanıyor tükürseler yüzüne manda derisi Şaşk..
demek sen benim enimi boyumu şuyumu buyumu değişik huyumu şaşı gözümü çatık kaşımı dik başımı kırkı geçmiş yaşımı beğenmedin öyle mi bunun için..
akşamcı derlermiş dostlarım arkamdan bakıp da halime buğulu camlardan nasıl görürler ki beni koyu karanlıktan aslında ben öyle çok da içmem sabahtan b..
İstanbul’da deniz var diyorlar ! hiç görmedi ben/deniz işte bundandır bu bendeki bu solgun ve durgun bu bet- beniz Muzaffer Yıldırım ..
yalansa sevgi yazılsa buz üstüne silinir gider kanarsa yürek akar kendi içine dilinir gider aldanır dost insandır çiğ süt emmiş bilinir gider ..
seni sevirem hem de çok sevirem de diyersin ki ; niye ? ne bilem işte îyle sevginin vatanı millet dini ırkı birbirinden farkı olmaz ..