Bu akşam Çamaşır leğeni gibiyim dostlar Çamaşır suyuna yatırdım lekelileri Çamaşır sabununla bütün aşklarımı yıkadım Ne çamaşır ipi Ne çamaşır sepeti Ne çamaşı..
Şu muhbir dünyada serüvenciydik Kırmızı, mor kelebek çiçekleri Sintinede zincirleme yaşam tasası Gözyaşlarının bi tuzlu tülü Açık denizlerde dalgaların ………………………..yı..
Sevgili... Şu dünyadan ben’i bilmeden biz’i görmeden Şu dünyadan bi kâm almadan gidecek miyiz? Ölüyorsak eğer Cenazemiz kırkikindiye kalmasın
Şiirleşelim ABİLER Bir dost bir sevgili “Yoku vara, varı hiçe gömerek” Kalem oynatır şu gönlü bezeyen muhabbet Tufanlar koparan benim demkeşim Ömür boyun..
Tanrı sırrını kutlu etsin! Ey serşar! Bir gül bahçesi Kalbe, fikre dolan aşkı inkâr etme! Günahsız dil – ara Köşe bucakta söylenir asılsız söz Sükût dağl..
Ey yoldaş geceleyin yollarına bakındım Yine yoksun… Kapı, duvar olmuşsun Dökülür birer birer dostluğun incileri Dökülür çift katlı boyaların işlemeli Eriyen şu..
Minik şey’ler Hani hepsi hiçi Hani hepsi birinci Şu kuyruğunu dışarıda bırakan, Nereye koşturuyor usta? Terli, terli Hani sabahın akşamın ayaz yangınların..
18 yaşında Kalbimdeki serseri Kademzen hüzün Hançerim hiçi Bi filozofça Gülümseyiştir şiir Gün gelecek Güneşi gözyaşlarınla Yıkayacaksın ..
“Şair yağmurdan konuşmaz, yağar.” Anılar taze gevrek tadında Susamların kalp kırıklarına bi faydası yok Güvercinler mutlu olsun! Bir demli çay daha getir usta
“Şair yağmurdan konuşmaz, yağar.” Altın suyuna banalı dünyayı Dokunan dokunana Yanan yanana Şiirler Bir yanıyor Usta Gök kubbelerdeki inleye..