günaydın o da bişey mi yılaydın aydı mı aymadı mı bilen yok sayayım bir bir dedim abaküsüm yok..
julius sezar gibiyim 'sende mi brütüs!' diye haykırasım var üstelik sadece brütüs'ü değil leyla'yı mecnun'u da paylayasım var..
insanoğlu şu hayatta ne çok yanılıyor duvara toslayınca ders aldım sanıyor sanki hayat okul da sınıf geçecek hem de bu kırık notlarla..
olanlar takibimde geriden izliyorum hayretler içindeyim laf bulamıyorum tepki gösterip gidenler oldu ben de tepkiliyim burada kalıyorum gitmi(yorum!)..
enerji doluydu ışık saçıyordu neşesi kahkası boldu harika bir yavrusu oldu çok güzel dansediyordu hayata ve ekrana çok yakışıyordu aramızdan ayrıldı.....
gelecek günler bu günden daha güzel olsun ölüm yerine yaşamak damgasını vursun umutlar bir bir tükenmesin sevgi yüreğimizden hiç eksilmesin güze..
'gözlerime hüznü yerleştiren adam’ diye tarif etti. 'gözlerimden hüznü yine sadece o alır.’ der gibiydi... ..
karşıdaki binanın dördüncü katında balkonda mavi bir çarşaf özgürce uçuşuyor binanın tepesinden bir martı uçuyor aheste belki de ailesine simit..
üzerinize afiyet çok esaslı başım ağrıyor pazardan fes alsanız dahi geçecek gibi görünmüyor yine de sabahı bekliyorum... ..
kimi şiirlerin tadından şikayetçi kimisi havalardan bazısı vefasız yardan muzdarip bazısı aşksızlıktan hep şikayet, hep şikayet…..