Bir gün bir yağmurlu günde gelirimüzerime yeşil parkamı da giyerimsenin şehrindekarşında bir yerde beklerim seni görürüm, kollarım düşer.Seni görürümsana yaklaşmak içi..
Çeyrek asırlık bir emekti boşa gitti anne başladığım yere alıp koydular beni. Mavi sandım gülleri göçen dünyayı fani değilmiş, günler beyhude anne onurlu gerçekle..
Sürmüşüm arabamı düşük model; yüksek bir tepenin üzerine çıkmışım. Radyomda ihanet kahpe bir şarkı çalınır; zaman su gibi salınır, içtikçe içmişim. Gözlerim puslu
Belki seni hep seveceğim -yani eskimeyen eski seni- Ama, yine de seni hiç affetmeyeceğim Çünkü; çok acı çektirdin bana, gittin; Çukurova’nın orta yerinde Yalnız bıraktın beni.
Kaç orman taşıyorsun omuzlarında?kaç dağ sığdırdın koynuna?mesela parmakların kaç yeşil vadi?avuçların kaç Çukurova büyüklüğünde?samanyolu geçiyor mu hiç göz bebeklerin..