Güneş, kahır kusuyor ...üşüyorum, varmadan geceye, son-suzunda saklı sıcaklığı, bir benden öteakşam üstünü gösterir zemheri düş, yine kahır, yine gam , yine keder yüklü..
Gül kurusu ten, göz-göz hasretsevda, ölüm yüklükırağı düş, kor bedenbir ben bilirim yürek acısınıanadolu’m gök-kubbem, hasret yüklü, çoban yıldızım, sam yeline, saldım..
Sakladım yalnızlığıma seni, kör karanlık dünyalardan, Dost yüzlü ihanet gölgesiDüşmesin narin bedenine...Uryandı hayallerin, gül tazeliğinde, Baharın el değmemiş, Beyaz Pivong..
BékesYokluğunda sarsılır zaman, Geçmiş dilimlerindeyim, bedenden kopar ilmik ilmik, pul pul dökülür acılar...Tüm acımasızlığında zaman, sarmalar ahtapot pençeleri, sıktıkça..
Bir ömür adadım hasretine, yıllar, bir birini kovalarken ardınsıra, gönül, baharında bağ bozumu, Savrulur rüzgara yaprağım, ömür, hasret zindanında...Süzülür uçurumlardan yüreği..
Baharında hasat sandığın gönül bahçesindeumutların kaybolduğu, yaprağında unuttuğun, bir damla hayat olur, sevdayla buluşur...Bir an durup bütün şaşkınlığınla seyredersinsonrasında k..
Sevda yükledim mısralarına yüreğiminkalem sustu, beden sustu, dil ağladı...sensizliğin mateminde hayat, Süphan’dan Toroslara destanArarat sustu, kainat yas bağladı...Adını işled..
KERVAN YÜRÜR.Sırtında, Zulmün kirli gömleğisahteliğine işlemiş riya dünyalarınBeynine nefer, acımasızılığı benliğindonanımş, nakış nakış karanlık dünyan...Kaldırımda yatan, ..
Dün'ü unutur, yarınları hesaplamadanAcısı hissedilmez yokluğu yaşanmadan...Döküldü mü dallarından yaprakları sonrasındasevgi bahçesinden hesapsızca, bir daha vurur can evinden yitik ..
Öz'ünde, sevmek, Sancıları prangada doğmamış bebek..geleceği karanlık, sevdası, haraç-mezat tellal dilinde can pazarında...Çırpınır özü, işkence kıvamında.intikam sehpasına adım..