Yosun kusmuğun Kıyılarına biriktikçe Çocuk özdeğin, yorgun Gözlerine dalar aldan ay Bir çift damlanın ateşine Tutuşur denizin, yangına Çağlayan çığla..
Don tutan sessizliği kırıp Kan düşmüş gözlerini Öpeyim çocuk. Yüreğin harlı sesini Bitimsiz ninniye döşeyip, Serçelerle uçurayım. Bakışlarına kilit ..
Özgürlüğe tutulu dolunay erimi Dünyanın eşleğine yeter. Okyanuslar çekildiğinde, Kumlara kazıdığın aşk, Yalnız kuşlara Ve Yalınayak bir çocuğun ..
İçimde rengi yitik dünyalara Güneşi ellerinden tutar, Kundaklayıp, Kalbime yaslarım… * Secdesi, Kanıyla abdest almış Aforoz aşklardır ..
Bir gülümsemedir Gözlerinin nehrindeki Işık Soğuk sancısıdır Dudağını üşüten Son öpüş Sırtlayıp toprağa verirken, Ellerindeki boşluktur ..
Artçı sancılarla yol almış Gülüşleri düğümlü yüzünde, Milleri tüketmiş yüreğin gözleri Göğün aynasına çizerim Aşk dualarıyla açtığın Sevgi düğümler..
Aşkı taşıyamadı rüzgârlar, İnsanlığın ihanet yazılarında Cama yapışık toz toprağıyla Karıncalanan parmaklarımızda Boğuldu çamuruyla Ah! Dört kapının ..
Islak gecenin çamurlarında Batık duygulara basarken Köşe bucak el yordamı Tutunduğun kör gözler düşer Avuçlarına Duyguların estetiğine Neşter vurmamı..
Köküne vuran sancıyla Başlar güneşin doğumu Dibekte düşlerin dövüşlerine Karışır, Öğütlen zamanın uğultusu İçi boş çınarca tutabilirsin<..
Islak günler giyilen bedenlerin Yangını güneşe yol tutmuş da Dile vurulan hükmün sancısı İp titreten seslerde kalmış Dünyaya kaç sıra çeper ya..