Gökyüzü çığlığımı duymadı sessizlik yetersiz koro sesleri ayrıldık ayrıldık daha fazla ses ağrı kalp bıçaklama karanlık sesleri kaybetti ..
günlerden pazar aralık eski istasyon mahallesinden çocukluğumun karınca izleri hüzünle beni çağırıyor çağırıyor beni unutulmuş sözcükler İstanbul çingenesi hemen g..
Çocukluğundan açardı kadın.. Eşyalar, şehirler Hiç bir nefes yetmezdi.. tarihsiz dağıtırdı günleri Duvarlara konuşur Karanlığa konuşurdu
ıslak, boş soğuk avlu.. ölü.. yenilenlerin en sessizi gecenin ağıt kapısında.. zor gün bu son oyun, son dans.. dalgın zamanı gecenin.. ..
yoksun sen bir başka şehir burası sahipsiz gelinciklerin yuvası şiir beni çağırmadan gel sarıl bana bu son dans son parça som sonbahar..
İçindeki boşlukta çalıştım Üşüdüm Sanki bir penceren ormana açılıyor Kadın gövdesi Aynada ... Karnına değiyor başka bir ten ahh! Kuş şarkı söylüyor Suya...
su kanıyor kırmızı-karanlık Sanki bir penceren ormana açılıyor.. sana korkuyu göstereceğim- bir avuç suda- dök avucuma istersen saçların ıslak,
Alavuşlu ağlayışlar evinde Doğdun sen çocuğum gün ışığını verdi deniz suyunu verdi ben seni yıkadım ağlayışın tek saf ve benzersiz Rit..
Ayak izleri on bir gece yürüdü Gökyüzünün altında bir yüz Hiçbir nehri geçerek Senin avluna ulaştı Ayakları ıslak çimlerde gezindi Kuş gibi Sevinçli. Sessi..
dağın gözleri ağaçlara bakıyordu dağın saçları sarı geçiciydi sarı geçirgen ve geçici heykel ağlıyordu görmedin sen deniz ağaçların üstüne ağaçlar evlerin..