Hep gece gelirdin, çıkageldin gündüzün Hiç sesin çıkmazdı, şimdi gümbürtüsün Her yer süt liman tozpembe değildi ama Yine de mutluyduk hoş gelmedin ey hüzün. ..
Yazın çağrısı güneş ve deniz Yaza yılarca sevdalı bendeniz Alın yazgısı olsa gerek hiç bitmez Yıllardır sevdam, Çeşme termal deniz. ..
Bütün avantalar için çıkar ağını geriyorsun Bin kazanıp, bir sadaka bile vermiyorsun Bu kadar servetim var, billahi yalanım yok Kendim için istiyorsam, namerdim, diyorsun.
Ben şöyleyim ben böyleyim diye diye Ona buna afra tafra, bu çalım atmak niye Kendi evinde ayranın.! Yok içesin, ne yazık ki Tahtırevan’la gidiyorsun komşuya? Su içmeye. ..
Ellerim göğe doğru Sevdayı arıyorum. Bu ateş de nereden çıktı? Temmuz sıcağında Ellerim üşümüyor ki. Ellerim göğe doğru Dudaklarımda adın Sen..
O… Hiçbir şey Duymadı Görmedi Konuşmadı. O… Hiç birşeydi zaten. ... Sabahları caddeler Bomboş.. Herşey olabilirdi
Telaşı Ellili yaşlar Hastalığı. Ne vardı sanki Ansızın çekip gidecek. Ha… Bir de kendiliğinden Masaya bir demet Çiçek koymadan. ..
Onda ne yok ki..! Şu da var Bu da var Var oğlu var. Gözümüz yok Ama nedense Var oğlu var da... Vermeye gelince Var oğlu Kap..
Olta deyip geçme attın mı savurursun Hiç darda kalmaz, aileni bile doyurursun Eski bir Çin atasözü ne der, bilir misin? Ele güne muhtaç olmaz onurlu olursun. ..
DOKUN: Sen, bir kez dokun Dokunabilirsen Ellerime. Ben istesem de dokunamam Her önüme gelene. GÖR: Sen, bir kez bak Gözlerime. ..