gidiyorum bu vefasız şehirdenesaretim senden, sevginden -vazgeçiyorum;sevgiden değil, sevmekten -senden. gömüyorum yüreğimde yanan alevleri, sevginin büyüklüğünden
bir mirastır artık bu şehir banaalışıyorum günbegünyavaş yavaş, kaldırımların her taşıgönülden arkadaş. ne sorgu, ne de sual söker bana derindensormak bile gelmiyor içim..
Vurgun yediğim saatlerde her seher vaktiYudumlarken keyiften az şekerli kahvemiGövdesinden koklarım inadına gülleriİnsafsızca saplanır bağrıma dikenleri.Yeşil çimenlerden rüz..
baharda yağmur, yol almış damlalarısüzülürken yanaklarımdan. gidişinde gözlerim, yol almış yaşlarıyaşadıklarımızdan. aynadaki resmimde, bahardan kalan yağmurdamlacıkl..
Seni gözlerimle çizdimve sonra...sıradan ezgilere kattımgüzelliğini bahçemizin, aslında çok eski bir şarkıhatırlayabilirsin !dar vakitte hani söylediğimiz sığındığımızda in..
kırılmıştı camı nöbet tutan pencereminsolgun oluşları dikenli günleriminçökmüştü üstüme, çökmüştü işte !odamdaki sandalye aynı sandalyebir gerekçe arıyordu gibi kendine, vazo..
beğenmediler, avucumuzda taşıdığımızsönmeyen ateşi. teğet geçtiler, ölümü bile göze alankükreyişimizi. sindiremediler, yüreğimizde taşıdığımızkimlik izini.
ters yönde ömrümün diğer yokuşundayım, ters yönde ömrün en uğursuz kıyılarında kim bilir hangi yağmurdan kalan bir çığ damlasıyım, kurumuş bir ırmağın unutulmuş yatağında..
Boşuna mı doğduk, boşuna mı yaşadıkyankısı hani kalacaktı ardımızdanbiz zaten yaşarken kazanmaya alıştıkkederleri kopardık yanık bağrımızdan. Rüzgarı aldık içimize, göğüs gerdik..
Seni düşünmek geliyor içimdengözlerim yağmur, rüzgarın meltemi ıslakyüzümde dalga dalgabahar kokusu hatlarımda Sonrası dağlar yollar, yıllar geliyor aklımasenden uzaklığım..