Sorma tunç bilekli kadim tuğla harmanı Sorma ateş tuğlası “vah vah”lar tuğyan Safir mavisi deniz değerbilir inlerdi Sürü sepet ahım şahım şah mat insan Ruzname çakıllı yol..
Ey dert babası, dert küpü... eksik artık, eksik gedikler kapanmıyor ... boğaz derdine, geçim derdine düşmüşüz… başımız dertte… muhtelis duvarlar pek ince karakuşî dünya İç..
… Kulluk kölelik boş işler… Ey gidi halk okulu “ taş" ve "aklı" mazgal Maden mavisi arz kabuğundaki cevher Gökyüzü mavisi dalgalı deniz livarlı tekne ŞİİR de mi ne? ÇOCUĞ..
Düşü olmayan Düz duvara tırmanma Çocuk Hangi dala konsan el pençe durma Limanda çıngırak gemi leşleri Cephe düşkünü Güz çiğdemi geçmiş geçenler Bu kahr..
Yüreğime düştü...düşer düşer “fakirin pırlantası yıldızlar” kilimlerin üstünde oynayan -sonsuzluğun gülleri mavi - benli çocuklar döner sabırla yel değirmeninin çarkları..
Kırgınım... Kırgın... Bir dal parçası gibi Tam ortasından kırık... Yaşıyorum... Her sabah bir yelkenli ayrılıyor limandan “ Vira Bismillah” Deniz çılgı..
Kılıç pabuçlu belki de olanaksızı olanaklı kılan en sanatkâr hüzünlü duygudur AYRILIK... Oya ağacı yavrum Yüreğimde Mart dokuzu Heykelci kalemi Oylumlu Hıçkı..
Küser güneş damlara çöker karabasan kazan karası ağı zaman yedi kat dibe batan hülyalar aşkın ayak seslerine tutunmuş ayrılık bitap bir adım kalsın der yüreğinde..
"Hani Dünya Kocamandı" Sığamadık bir ceviz kabuğuna Bir köhne limanda hep bekler birileri Birilerinin arkalarında bıraktığı Irmaklardır gözyaşları Giden gitmişti..
Komşu Hatice teyzenin çatısı Kızıl kırık kiremitler Kilitli kapılar, yorganın altı Ten tende ediyor fütursuzca bayram Ağarmadan gün Can yakıyor Can Dikleni..