Pimi çekilmiş hayaletler aynamda, Gözkapaklarımdan düşüyorsun dudaklarıma, Papatyaların göbeği gibi sarı, Yıldızlar kadar uzak bir şehirdeyim, Çığlık kokulu akşamlara asıyorum cesedimi..
Çoğul yalnızlıklar biriktirdimKüskün şehirlerdePabuçlarımda geçmişin tozuEskitmedim ellerimiGözlerim hâlâ dokunduğun gibiKalabalıklar doğurdu güneşZil takıp oynayacak şimdi..
Tekil hayat soluyorum, Sokakları üşüyor bu kentinDüşüyor kaldırımlaraGecenin ağız suları, Susmaklı bir ağızdan.Martı avlıyor bir balıkçıBalıklardan utanarak.Elleri cepler..
Martı çığlıklarına astım yüzümüKalktığım sabahlara küfrettim doyasıyaEllerinden tuttum güneşiÜşüdü güneşDoğduğum gecenin sabahınaBir kadının koynunda girdimTeninde tükettim..
Yaşadıkça zorlaşan bir yalnızlığın koynundayım, Kararan gün vurur pencereme, Kanar sardunyalar ellerimde, Susmalar sarar bir yanımı, Diğer yanım üşür.Üç beş satırlık yaşarım hayatı..
Bir şehir doğuyor gözlerinden, Şairleri çıldırtan, Tanrıları kıskandıran, Eylül kokulu bir şehir…Oysa sen, İntiharlara yelken açıyorsunKurduğun mor düşlere aldanıp.Haza..
Ağlasam yüzüm dökülür avuçlarına, Nefessiz kalır şehir.Yarım kalmışlıklarım birikir, Birikir bakışlarında.Göz ucuna asarım gözlerimi, Hicaz makamındadır artık gece…..
Gece yarılanır pencerende, Uyku tutmaz.Satır aralarına yaslanırsın, Gölgede bıraktığın acıların uçuklar.Dillenir sessizlik yanı başında, Bağırsan duyulmaz sesin, Sen, hangi se..
Düştün, Kurtardığın günlerin ellerine.Baktığın aynanda bir yüz yok, Kendini bıraktığın yerdesin, Pabuçlarında geleceğin tozu, Ellerinde pamuk şeker, Ve çikolata kaplı düşlerin…..
Hangi kadına dokunduysam, Kan içirdi avuçlarından Tanrıça şehvetiyle. Darağaçları kuruldu ömrüme, Asılı kaldı umutlarım, Kurşundur benim kalemim Tükenir, Top..